Özer’in geçtiğimiz günlerde yaptığı “Kayıtlarda kesinlikle para alınmayacak'' açıklamaları okul yönetimleri için anlam ifade etmedi.

Devlet okullarına, istenen miktarda “bağış” vermeden kayıt yaptırmak mümkün değil. Bu durum, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in geçtiğimiz günlerde yaptığı “Kayıtlarda kesinlikle para alınmayacak” açıklamasının bir karşılığı olmadığını gösteriyor. 

Veliler için devlet okullarına çocuğunu kaydetmek de orada okumaya devam etmesini sağlamak da ciddi bir maliyet haline geldi. Denizli’de bir devlet okulunun kayıt için 15 bin TL istemesi, İstanbul’da bir okulda “40 bin TL’den aşağıya asla kayıt yapılmayacak” denilmesi, sayısız bağış şikâyetinden ikisi. 

Konuyu değerlendiren Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bakanlık, zaten kendi hallerine terk ettiği devlet okullarını bu kez ‘tüm ihtiyaçlarını giderdikleri’ söylemi üzerinden velilerle karşı karşıya getirmekte, aradan sıyrılmaya çalışmaktadır. Ankara’da 65 okul müdürüne daha yeni soruşturma açılmışken ‘kayıt parası uygulaması da yok, okulların paraya ihtiyacı da’ demek, gerçeği tamamen saptırmaktır” dedi. 

İLKELER TERK EDİLDİ
Kayıtlarda yaşanan “çirkin tablo”nun sorumlusunun, okulların en temel ve hayati ihtiyaçlarını bile görmezden gelen Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu söyleyen Özbay, şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in söyleminin aksine ödenekler, okulların yıllık ihtiyacını karşılamak bir yana dursun, bir aylık ihtiyacına bile cevap olamamaktadır. MEB, devlet okullarını kendi hallerine bırakmıştır. Bilindiği üzere okulların telefon, internet, elektrik, doğalgaz ve su faturaları bakanlık tarafından karşılanmaktadır. Diğer temizlik, kırtasiye, bakım onarım, donanım ve personel ihtiyaçları ödenek talebi yoluyla çözülmeye çalışılmaktadır. Kamusal eğitim anlayışının ve sosyal devlet ilkesinin terk edildiğini gösteren bu tablo, ‘yasak’ olduğu halde devlet okullarında ‘bağış’ adı altında kayıt parası toplanmasının da esas nedenidir. ”

İNDİRİMLİ BAĞIŞ 10 BİN TL! 
Nişantaşı’nda bir devlet ortaokuluna çocuğunun kaydını yaptıran bir veli, kendisinden 10 bin TL tutarında bağış istendiğini söyledi. Bağışın yanı sıra kırtasiye malzemeleri almalarının da istediğini belirten veli, “Çocuğum ara sınıfta okuduğu için okul bize indirim yaptı. Diğer öğrenciler için 15-20 bin TL arası ödeniyor” dedi.

YÖNETİCİLER MÜFETTİŞLERİ ATLATIYOR
Okul yöneticilerinin velilerden para alıp müfettişlere yakalanmamak için keşfettiği yeni yöntemler: 

Velilerden kayıt parasını okul aile birliği hesabı yerine servis, market, temizlik ürünleri mağazası gibi yerlere yatırmaları isteniyor. Yatırılması istenen bu para 25 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Bazı okulların yöneticileri, çeşitli mağaza ve marketler aracılığı ile kredi kartı ile ödeme alıyor.
Birçok okulda eğitim dönemi başlarken alınmayan kayıt parası, dönem başladıktan sonra “aidat” adı altında alınıyor. Böylece sadece dönem başlangıcını inceleyen müfettişler atlatılmış oluyor.
YILLIK ÖDENEK AYLIK GİDERE YETMİYOR
Eğitim-İş’in verilerine göre, Ankara’daki bir okulun okul öncesi kısmına verilen yıllık ödenek, temizlik giderleri için 1500 TL, kırtasiye giderleri için ise 500 TL. Aynı okulun ilköğretim kısmı için verilen ödenek, kırtasiye giderleri için 6 bin 900 TL, temizlik giderleri için ise 25 bin 800 TL. Bu okula verilen toplam yıllık ödenek 34 bin 700 TL.

2022 Öğretmen Atama Sonuçları Açıklandı 2022 Öğretmen Atama Sonuçları Açıklandı

Okulun sadece bir ayda yapması gereken harcamaları: 

Temizlik malzemesi: 18 bin TL
Personel yetersizliği nedeniyle alınacak en az bir eleman maaşı: 9 bin 350 TL
Kırtasiye malzemesi: 7 bin TL
Bakım onarım: 10 bin TL
Bu okulun aylık gideri toplam: 44 bin 350 TL.

‘YOKSULLARDAN BAŞLANSIN’
Öğrenci Veli Derneği’nden Ömer Yılmaz, “Yoksulluğun pençesinde varoluş mücadelesi veren biz öğrenci velileri, aslında alınması yasak olan bu ücretlerin okullara yeteri kadar ödenek ayrılmamasının bir sonucu olduğunu biliyoruz. Okullara ayrılan bütçe her yıl güncellenmeli ve özelllikle yoksul halk çocuklarının okuduğu okullardan başlayarak dağıtılmalı” dedi.

Yılmaz, velilerin isteklerini şöyle sıraladı: 

Okullara verilecek ödeneklerin daha gerçekçi olması ve özellikle yoksul-yoksun okullardan başlayarak dağıtılması.
Tüm velilerin gönül rahatlığı ile okula gidip kaydını yaptırabileceği (paranın konuşulmayacağı) bir sistemin geliştirildiği kayıt işlemi.
Özellikle açlık ve yoksulluk sınırı altında bulunan tüm ailelerin tespit edilerek öğretim yılının başında eğitim ödeneği verilmesi.