Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı, 1932’den bu yana yürürlükte olan mevcut İcra ve İflas Kanunu’nun yerine geçecek. Meclis’e sunulması beklenen yeni düzenleme, maaşlara uygulanabilecek haciz oranlarında köklü değişiklikler getiriyor.
Maaşlardan artık yüzde 60’a kadar kesinti yapılabilecek
Mevcut uygulamada, maaşların en fazla yüzde 25’ine kadar haciz konulabiliyor. Yeni taslakta ise bu oran gelire göre yüzde 10 ile yüzde 60 arasında değişecek.
Böylece düşük gelirli çalışanlardan daha az, yüksek gelirli çalışanlardan ise daha fazla kesinti yapılacak.
Örneğin, 154 bin 728 TL maaş alan bir kişinin gelirinin 77 bin 364 TL’sine kadar haciz uygulanabilecek.
Mevcut sistemde bu miktar yalnızca 38 bin 682 TL ile sınırlıydı.
Gelire göre kademeli haciz sistemi
Yeni düzenleme, haciz oranlarını net asgari ücretin katlarına göre belirliyor:
-
Geliri net asgari ücret kadar olanlardan maaşın %10’u,
-
Geliri asgari ücretin 2 katına kadar olanlardan %20’si,
-
Geliri asgari ücretin 3 katına kadar olanlardan %30’u,
-
Geliri asgari ücretin 5 katına kadar olanlardan %40’ı,
-
Geliri asgari ücretin 7 katına kadar olanlardan %50’si,
-
Geliri asgari ücretin 9 katına kadar olanlardan %60’ı kesilecek.
Bu sistemle birlikte alacak tahsilatlarının hızlanması bekleniyor. Ayrıca gelirini yanlış veya eksik beyan edenler için daha ağır cezai yaptırımlar da gündemde.
Emekli maaşlarıyla ilgili karar da netleşti
Yeni düzenleme, emeklilerin maaşları üzerindeki blokaj uygulamalarını da yeniden gündeme getirdi.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 21 Mart 2025 tarihli kararıyla, tüketicinin kredi sözleşmesi sırasında yazılı onay vermesi hâlinde bankaların emekli maaşı üzerinde bloke tesis edebileceği hükme bağlandı.
Ancak emeklinin açık rızası olmadan maaşına bloke konulamayacak. Rızayla verilen virman veya mahsup talimatları ise geçerli sayılacak.
Hedef: İcra sisteminde hız ve etkinlik
Adalet Bakanlığı kaynaklarına göre yeni taslak, icra süreçlerini sadeleştirmek ve tahsilatları hızlandırmak amacıyla hazırlandı.
1932’den bu yana yürürlükte olan mevcut kanunun günümüz ekonomik koşullarına cevap vermediği belirtiliyor. Yeni düzenlemede, gelir adaletine uygun bir kesinti sistemiyle borçlunun yaşam standardını korurken alacaklının hakkını güvence altına almak hedefleniyor.