Güncel

Asgari ücret artışı tartışmaları: Türkiye neden dolar bazında pahalı görünüyor?

2025 yılı asgari ücretinin 22 bin 104 TL olarak açıklanması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yüzde 30’luk bu zam oranıyla asgari ücret dolar bazında yüksek bir seviyeye ulaşsa da, vatandaşların alım gücü üzerindeki etkisi tartışılmaya devam ediyor. Türkiye, artan enflasyon ve fiyat istikrarı sorunlarıyla karşı karşıya kalırken, asgari ücretli çalışan oranı ve gelir dağılımındaki dengesizlikler ekonomik gündemin merkezine oturdu.

Abone Ol

2024 yılına 17 bin 2 TL olarak başlayan asgari ücrete, yıl boyunca enflasyondaki artışa rağmen zam yapılmamıştı. Yetkililer, ücret artışının talebi destekleyeceğini ve bunun enflasyonu artıracağını savunarak, yıl ortasında zam kararından kaçındı. Ancak beklenen enflasyon düşüşü gerçekleşmedi ve Merkez Bankası yıl sonunda enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etmek zorunda kaldı.

Son olarak yüzde 30 zamla 22 bin 104 TL olarak açıklanan 2025 yılı asgari ücreti, ilk açıklandığı gün 627 dolara denk gelirken, yıl boyunca enflasyon ve döviz kuru hareketleri bu seviyenin değişmesine neden olabilir.

Türkiye’de asgari ücretli çalışan oranı diğer ülkelerden yüksek

Türkiye'de asgari ücretli çalışanların oranı, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkeye kıyasla oldukça yüksek seviyede bulunuyor. DİSK’in son verilerine göre Türkiye’de çalışanların yüzde 43,6’sı asgari ücret alıyor. Bu oran, ABD’de yüzde 2,3, Almanya’da yüzde 5, İspanya’da yüzde 8 ve Bulgaristan’da yüzde 14 seviyesinde.

Asgari ücretli oranının bu kadar yüksek olması, ekonomik dengesizliklere işaret ediyor. Özellikle ihracata dayalı sektörlerde, çalışanların büyük bir kısmının asgari ücretle çalışması, gelir dağılımı ve refah seviyesi konularında dikkat çeken bir tablo oluşturuyor.

Türkiye dolar bazında neden pahalı?

Asgari ücretin dolar bazında yüksek görünmesi, alım gücünde aynı şekilde bir yükselişe işaret etmiyor. Türkiye, bazı ürünlerin fiyatlarının diğer ülkelere kıyasla yüksek olduğu bir ülke olarak öne çıkıyor.

Örneğin, Türkiye’de bir kabanın fiyatı ortalama 39,43 dolar iken, aynı kaban Güney Afrika’da 91,22 dolara satılıyor. Ancak Türkiye’de asgari ücretle 12 kaban alınabilirken, ABD’de bu sayı 26’ya, Almanya’da ise 31’e çıkıyor.

Benzer şekilde, Samsung Galaxy S24 model bir telefon almak için Türkiye’de yaklaşık 5 ay çalışmak gerekirken, Almanya ve ABD’de bu süre bir ayın altında kalıyor. Volkswagen marka bir otomobil Türkiye’de dolar bazında en pahalı ülkelerden biri olarak dikkat çekerken, kiralar ve ulaşım giderlerinde de benzer bir tablo göze çarpıyor.

Gıda ve temel ihtiyaçlarda durum ne?

Türkiye, kıyma fiyatında dolar bazında en pahalı ülkelerden biri olurken, süt ve yumurta fiyatları ortalama seviyede seyrediyor. Ancak alım gücü açısından bakıldığında, gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalıyor.

Örneğin, şehir içi otobüs biletlerinde Türkiye asgari ücretle en çok bilet alınabilen ülkelerden biri olurken, benzin fiyatları ve kira oranları alım gücünü zorlayan kalemler arasında yer alıyor.

Alım gücündeki sorun refahı engelliyor

Sonuç olarak, 2025 yılında 22 bin 104 TL’ye yükselen asgari ücret, dolar bazında yüksek görünse de alım gücündeki düşüş vatandaşların refah seviyesini artırmaya yetmiyor. Gelir dağılımındaki dengesizlik, artan asgari ücretli çalışan oranı ve yükselen fiyatlar, ekonomik politikaların uzun vadeli etkilerinin tartışılmasına neden oluyor.