Altının 2 bin doları koruyamayarak geri çekilmesi nedeniyle bazı uzmanlar ...

Dünya'dan Evrim Küçük'ün haberine göre;

Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısının ve Rusya'ya karşı uygulamaya konan yaptırımların yarattığı krizden destek alarak ons altın yükseliş çabası içinde. Petrol ve gaz fiyatlarındaki yükselişin küresel ekonomiye yüksek enfl asyon olarak yansıyacağı endişeleri yatırımcıları güvenli liman altına yöneltiyor.

Ancak altının 2 bin dolar ons seviyesini koruyamaması nedeniyle bazı analistler 2011'de yaşananların tekerrür edeceğini söylüyor. O zamanlar altının 2.000 dolar seviyesine yaklaşmasıyla değerli metalde 10 yıllık boğa koşusu sonlanmıştı. Sonraki yıllarda altın fiyatı dolar bazında yaklaşık yüzde 45 oranında düşerek 2015 sonunda 1.050 dolarda dibe vurdu. Ancak bazı uzmanlar da kıymetli metalde kısa vadeli düşüşler olmasının beklenebileceğini, genel görünüm ise sağlıklı kalmaya devam ettiğini düşünüyor. Perth Mint olarak da bilinen Avustralya darphanesi değerli metal analisti Jordan Eliseo, 2011 sonrası yaşanan deneyimi tekrarlamak yerine altın boğa piyasasının devam edeceğini öngörüyor.

Altını destekleyen 7 faktör

Altına 2011'de aşırı alım geldi

Altın, Eylül 2011'in başlarında 1.899 doları gördü. O sırada 1.500 dolar olan 200 günlük hareketli ortalamasının yüzde 27 üzerinde yani 400 dolar fazla seviyede işlem görüyordu. Şu an ise 200 günlük hareket ortalamasının sadece yüzde 7 ile 123 dolar üzerinde. Yani 2011'de aşırı alım vardı, şimdi ise daha dengeli.

Getiri farklarında değişim

Çalışanların yüzde 46'sı asgari ücret ve altında gelire sahip Çalışanların yüzde 46'sı asgari ücret ve altında gelire sahip

Nominal getiri ortamı 2011 Ağustosu ile benzerlik gösteriyor. Fakat reel getiriler daha düşük ve negatif bölgede. Asıl fark ise verim eğrisinde görülüyor. 2011'de 10 yıllık ABD hazinesi ile 2 yıllık ABD hazinesi arasındaki fark yüzde 2,03 oldu. Bu yılın Şubat ayının sonunda ise spread yalnızca yüzde 0.39 idi. Bu da ekonomide beklentilerin kötüleştiği anlamına geliyor.

Borsadaki hareketlere dikkat!

Şimdi ile 2011 arasındaki önemli farklardan biri altının S[ampersand]P 500 karşısındaki performansıdır. 2011'in 3. çeyreğine kadarki 10 yılda değerli metal yüzde 455 oranında artarken, hisse senedi piyasasındaki artış yüzde 9 olarak gerçekleşmişti. Takip eden 10 yılda tam tersi oldu, S[ampersand]P 500 yüzde 280, altın ise sadece yüzde 7 prim yaptı. Borsalarla karşılaştırıldığında altın 2011 yılında pahalıydı ancak şimdi daha ucuz görünüyor.

Enflasyon

Altının 2011 yılındaki performansının enflasyon ile bağlantısı dile getirilse de, bugüne kıyasla enflasyonist baskı çok daha azdı. Bugün enflasyon verisi belirgin bir şekilde çok daha yüksek. Emtia fiyatlarındaki artışa paralel olarak enflasyonun daha da artması muhtemel.

Algı

Gallup, her yıl ABD'deki yatırımcılara en iyi uzun vadeli yatırımın ne olduğunu düşündüklerini soran bir anket yapıyor. Genellikle yatırımcılara aralarından seçim yapabilecekleri beş seçenek sunulur: nakit, altın, hisse senedi, gayrimenkul veya tahvil. 2011'de altın en popüler yatırım aracı iken, bugün oranların borsa ve gayrimenkulün altında kaldığını gösteriyor. Bu da talep canlandığında altın fiyatına yansıması için alan bırakıyor.

ETF piyasaları

2011 yılında, altın ETF'lerine doğru bir para dalgası yaşandı. O yılın ağustos ayında sona eren 12 ayda toplam varlıklar yüzde 8 arttı. Şubat 2022'de sona eren 12 ayda ise altın ETF'lerinden net çıkışlar oldu ve toplam varlıklar yüzde 1 düştü. Altında hali hazırda bastırılmış bir piyasa var.

Gümüş fiyatı yükselişi destekliyor

Nisan 2011'de, altın-gümüş oranı 32'ye düştü, yani bir ons altın satın almak için 32 ons gümüş gerekliydi. 2008'in sonlarında bu oran 80'e yakındı ve altın fiyatları bu dönemde yüzde 80 arttı. Altın/gümüş rasyosu şu sıralar 78'de konumlanmış durumda. Bu, yaklaşık 14 yıl önce, hem altın hem de gümüş fiyatlarında yaşanan patlamadan hemen önceki seviyeye yakın olduğumu gösteriyor.

Fiyatlarda savaş primi devam ediyor

Ons altın, bir süredir 1.900 -1.950 dolar bandında bir seyir izliyor. 1.900 dolar seviyesi altında kalıcı bir hareket oluşimaması ve savaş fiyatlaması öncesindeki seviyelere geri dönülmemiş olması önemli. Teknik görünümü incelendi- ğinde geçtiğimiz hafta destek olarak çalışan 1.900 dolar seviyesinin bu hafta itibariyle de teknik anlamda önemli bir eşik olarak ön plana çıktığı görülüyor. Kısa vadede 1.900 dolar seviyesi üzerinde bir tutunma olması durumunda ons altındaki yukarı yönlü çabanın sürmesi bekleniyor. Yukarı yönlü hareketin devamlılığı açısından ise ilk etapta 1.950 dolar direnci takip edilecek. Zira yeniden 2 bin dolarlı seviyelerin gündeme gelmesi için, bu seviyenin kalıcı olarak aşılması önemli. 1.950 dolar seviyesi üzerinde 1.962 ve 1.975 dirençleri yer alırken, 1.900 dolar seviyesi altında ise 1.885, 1.972 ve 1.850 destekleri bulunuyor.