Güncel

Altın 2025’te ezber bozdu: Rekorlar kalıcı mı, yükseliş sürecek mi?

Altın piyasası 2025 yılında tarihi bir dönemece girdi. Yıl boyunca peş peşe rekorlar kıran altın fiyatları, yatırımcıların odağına yerleşirken “yükseliş kalıcı mı, yoksa geçici mi?” sorusu da yeniden gündeme geldi. Ekonomist Erkan Öz, altındaki sert yükselişin sadece kısa vadeli dalgalanmalardan ibaret olmayabileceğine dikkat çekti.

Abone Ol

Altın piyasası 2025 yılında tarihi bir dönemece girdi. Yıl boyunca peş peşe rekorlar kıran altın fiyatları, yatırımcıların odağına yerleşirken “yükseliş kalıcı mı, yoksa geçici mi?” sorusu da yeniden gündeme geldi. Ekonomist Erkan Öz, altındaki sert yükselişin sadece kısa vadeli dalgalanmalardan ibaret olmayabileceğine dikkat çekti.

Öz’ün Anadolu Ajansı’nda yayımlanan analizine göre, 2025 altın piyasası açısından rekorlar yılı oldu. Spot altın fiyatı yıl içinde 4 bin 531 dolara kadar yükselerek tarihi zirvesini gördü. Altın, yılı yaklaşık yüzde 74’lük artışla tamamladı.

Yükselişin arkasında ne var?

Altın fiyatlarındaki yükselişte; ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri, doların zayıflaması, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler etkili oldu. Ancak Erkan Öz’e göre asıl kırılma noktası, Donald Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesi oldu.

Öz, Trump’ın ABD’nin küresel sistemdeki rolünü yeniden tanımladığını belirterek, “ABD artık dünyanın jandarması rolünden çekiliyor. Doların sınırsız biçimde basılan küresel rezerv para olma politikasında da değişim sinyalleri veriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

2025’te altına kimler yatırım yaptı?

2025’te altın alımında en çok konuşulan aktörler merkez bankaları olsa da, rakamlar alım hızının yavaşladığını ortaya koydu. Merkez bankaları yıl boyunca yaklaşık 900 ton net altın alımı yaptı. Bu rakam, 2024’teki 1.045 tonluk rekorun gerisinde kaldı. Polonya, Çin, Türkiye ve Kazakistan öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.

Fiyatları asıl yukarı taşıyan unsurun ise borsa yatırım fonları (ETF) olduğu görüldü. Özellikle ABD’li kurumsal yatırımcıların yoğun ilgisiyle, küresel altın ETF’lerine 800 tonu aşan rekor giriş gerçekleşti. Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte ETF talebinde adeta patlama yaşandı.

Bireysel yatırımcılar da piyasada aktifti. Külçe ve madeni para talebi her çeyrekte 300 tonun üzerinde seyretti. 2025’te bireysel yatırım talebinin toplamda yaklaşık 1.200 ton seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Özellikle Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya’dan gelen talep dikkat çekti.

Altında yükseliş sürecek mi?

Erkan Öz’e göre altındaki sert yükseliş, küresel ekonomide artan risklerin de bir yansıması. ABD’nin küresel rolünü azaltması, deglobalizasyon süreci, ticaret savaşları ve jeopolitik boşluklar, güvenli liman arayışını güçlendiriyor.

Öz, altın fiyatlarında yaşanan rekorların geçici değil, yapısal bir dönüşümün işareti olabileceğini vurgularken şu uyarıyı yaptı:
“Kısa vadede Fed politikaları, enflasyon, dolar hareketleri ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak. Yapısal yükseliş trendi sürse bile, küresel deflasyonist baskılar ya da yeni bir kriz, altın fiyatlarında geçici düşüşlere yol açabilir.”