Güncel

Alkollü araç cezasında emsal AYM kararı: Polis tutanağı üstün delil sayılamaz

Anayasa Mahkemesi (AYM), alkollü araç kullanma iddiasıyla verilen idari para cezasında polis tutanağının “üstün delil” olarak otomatik kabul edilmesini adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti. Karar, bugün Resmî Gazete’de yayımlandı.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi (AYM), alkollü araç kullanma iddiasıyla verilen idari para cezasında polis tutanağının “üstün delil” olarak otomatik kabul edilmesini adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti. Karar, bugün Resmî Gazete’de yayımlandı.

Halil Palalı’nın bireysel başvurusu üzerine verilen kararda, AYM, mahkemelerin kolluk tutanaklarını sorgulamadan kabul etmesini silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı buldu. Başvurucu, alkolmetre cihazının hatalı kullanıldığını ve olay anına ilişkin kamera kayıtlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek cezanın iptalini talep etmişti.

Mahkemenin tutanağa üstünlük tanıması itiraz reddine yol açtı
Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hakimliği, polis tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu belirterek başvuruyu reddetti. Mahkeme, kolluk görevlisinin tespitlerini “tek başına geçerli delil” olarak kabul etti. Başvurucu ise savunma hakkının zedelendiğini, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının dikkate alınmadığını savundu.

AYM: Deliller tartışılmadı, savunma hakkı ihlal edildi
Anayasa Mahkemesi, kararın Anayasa’ya aykırı olduğunu şu gerekçelerle tespit etti:

  • Kolluk tutanağına “üstün delil” muamelesi yapıldı

  • Savunmanın sunduğu deliller (kamera kayıtları, tanık beyanları) incelenmedi

  • Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi ihlal edildi

AYM, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili sulh ceza hakimliğine gönderilmesine karar verdi. Başvurucunun manevi tazminat talebi reddedilirken yalnızca yargılama gideri ödendi.

Emsal kararın önemi
Karar, trafik denetimlerinde düzenlenen polis tutanaklarının tek başına kesin delil olarak kabul edilemeyeceğini ve mahkemelerin vatandaşın sunduğu delilleri de eşit şekilde değerlendirmek zorunda olduğunu ortaya koyuyor.