Hakan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Süreç uzadıkça muhalefet kamuoyunun gözünde adayla ilgili beklenti çıtası, yükseğe, en yükseğe çıkmakta. “Süpermen” gibi bir şey umuluyor yani. Bu da hayal kırıklığı potansiyelini fena halde arttırıcı bir durum.

Süreç uzadıkça “Ekremciler”, “Mansurcular”, “Kemalciler” diye gruplaşmalar söz konusu olacak gibi... Aday bir an önce belirlenmezse bu bölünme, tabanda genişleyebilir ve kemikleşebilir. Bu da çok büyük olmasa bile bazı küçük tatsızlıklara yol açar.

Süreç uzadıkça Kemal Kılıçdaroğlu, bütün stratejisini “kendi tabanına adaylığını kabul ettirmek” üzerine kurmak durumunda kalıyor. Abartılı agresiflikler, lüzumsuz sertlikler... Hepsinin temel nedeni bu.

İstanbullular O tarihe dikkat, kar fırtınası geliyor. Göz gözü görmeyecek! İstanbullular O tarihe dikkat, kar fırtınası geliyor. Göz gözü görmeyecek!

Süreç uzadıkça aday olarak isimleri geçenler, kendi aralarında bir rekabet içine giriyorlar. Tabii ki açıktan bir rekabet değil bu, gizli bir rekabet. Ama gizli de olsa sonuçları itibarıyla yıpratıcı olabilir.