Avrupa Birliği, Türkiye’yi savunma sanayii projelerine dahil etmeye hazırlanıyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Türkiye’nin aday üye olarak AB’nin ortak savunma projelerine ve alımlarına katılacağını açıkladı. Kallas, Avrupa Komisyonu’nda düzenlenen basın toplantısında, savunma sanayii için oluşturulan 800 milyar Euroluk bütçeden bahsederek, AB’nin artık ABD’ye bağımlılığı azaltıp kendi savunma kapasitesini artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Kallas, Avrupa ülkelerinin savunma ihtiyaçlarının yüzde 60’ını şu ana kadar ABD’den karşıladığını belirtti. Ukrayna savaşının da gösterdiği gibi, bölgesel güvenlik için bağımsız ve güçlü bir savunma sanayine sahip olmanın önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda ortak alımlar ve projelerin artırılacağını ve Türkiye’nin aday ülke statüsüyle bu iş birliklerinin içinde olacağını söyledi. Birleşik Krallık gibi aday olmayan ülkelerin de bu kapsamda yer alacağı belirtildi.
Türkiye’nin ortak savunma projelerine katılımı konusunda Kallas, “Türkiye aday ülke olarak erişim sağlayacak. Savunma ve güvenlik paktına imza atan ülkeler bu projelerden faydalanacak” dedi. Ayrıca AB’nin iş birliğinde öngörülebilir ve istikrarlı bir ortak olduğunu, ortaklarıyla sağlam ilişkiler kurmayı amaçladığını ifade etti.
Demokrasi ve insan hakları alanındaki gelişmelerle ilgili sorulara Kaja Kallas, Türkiye’de son dönemde özellikle insan hakları ve demokrasi alanında gerilemelerin gözlemlendiğini belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçten endişe duyduklarını açıkladı. Kallas, bu konuda Ankara’da yetkililerle görüşmeler yaptıklarını, beklentilerini net şekilde ilettiklerini söyledi.
Orta Doğu’daki gerilimlere de değinen Kallas, İsrail ve İran arasında artan çatışmaların kaygı verici olduğunu vurguladı. Nükleer tesislere yönelik saldırıların bölge için büyük risk oluşturduğunu belirtti. ABD’nin bu çatışmaya doğrudan dahil olmayacağını açıkladığını, ancak bölgedeki tansiyonun yüksek olduğunu ifade etti. Avrupa Birliği olarak diplomatik yollarla barışın sağlanması için arabuluculuk yapmak istediklerini dile getirdi. Türkiye’nin özellikle İstanbul’da düzenlenen toplantılarla bu sürece önemli katkı sunduğunu da sözlerine ekledi.