10 Aralık 2018 Pazartesi 17:38
Türk-İş başkanı Atalay asgari ücretle ilgili yeni açıklamalarda bulundu.

Atalay "Komisyona katılan bayan kardeşimizi kamuoyuna tanıttık. Basın mensuplarıyla simit yedik çay içtik. Bu esnada basın mensupları parlamento ile ilgili sorular sordular. İşçi ağırlıklı meseleler konuştuk. İş öyle bir noktaya geldi ki gazetecinin biri sordu asgari ücretle ilgili talebiniz ne, eylül ayında Malatya’da dedim ki asgari ücret 1600 alım gücümüz yüzde kırk aşağıya düştü. Şunu 2000 TLye çekelim aralık ayında da 2000 Tl üzerinden konuşalım. 2000 Tl lafı taraflı tarafsız herkesin kafasına yattı. Ama 35 kuruluşun dışında özel sektör buna uymadı.

O ara gazetecinin biri sordu bu işler olmasa ne olacak? Biri dedi ki bize Fransa’da olaylar var bize sordu. Benzin zammı vardı hükümet geriye çekti. Bizim ülkemizde de böyle bu asgari ücretle ilgili bu ne kadar gider önümüzdeki günlerde görürüz. Üç gün sonra bizim ülkemizde de bunla ilgili ne göreceğimizi ne kadar gideceğini görürüz görmez miyiz bize bağlı dedim. İki üç gündür tvde sosyal medyada bize bağlı ifadesi üzerinden işçilere darbe tehdidi yorumları yapıldı. Hayretle izliyorum ben 63 yaşındayım. İnternette televizyonlarda ünlü olan bir insanım. Büyük harflerle vurguluyorum altını çizerek Biz ifadesi işçisi işvereni muhalefeti iktidarı sivil toplum örgütleri bütün kurumlarıyla Türkiye’yi ifade ettim. Maalesef sosyal adaleti ve milletimizin refahını sağlayabildiğimiz sürece bütün zorlukların üzerinden geliriz. Geçmişte bunun bir sürü örnekleri oldu. Konumuzun asgari ücret olduğu ortamda bunla ilgili yoğun çalışma içindeyken bu tür yayınları kamuoyuna yaymak insafsızlıktır merhametsizliktir. Dün aşağı yukarı 15 saattir TÜRK-İŞ camiasını çok rahatsız eden yayınlar yapılıyor." dedi.

"TÜRK-İŞ camiası 28 Şubat’ta 27 Nisan e-muhtırada 15 Temmuz’da özellikle kamuoyuna buradan söylüyorum. 28 Şubat olmasaydı ben bu kürsüde olmazdım. 27 Nisan’da ilk bildiriyi açıklayan kurum TÜRK-İŞ’tir. 15 Temmuz gecesi Sakarya kent meydanında 50 bin kişiye gece konuşan Türk-İş başkanı Ergün ATALAY’dır. Aynı ifadem şuydu biz bir milyonluk bir aileyiz bu bir darbe değil işgal girişimi. Buradan TÜRK-İŞ’in ailelerine sesleniyorum herkes sokağa, bayraklarını alacak çıkacak. O saatte Çin’de olanlar ülke dışında olanlar konuşuyor biz konuşmuyoruz."

"Türk-iş bütün dönemlerde duruşunu en iyi şekilde  tuttu. Daha fazlasını arayanlar internete girsinler 15 Temmuzdaki haykırışımızı izlesinler."

"350 işçimizin olduğu İzbanla ilgili arkadaşlarımız greve çıktı. grev sendikalar için en son konuşulacak birşey. arkadaşlarımız yedi senedir tren kullanıyorlar aldıkları ücret 1900 TL. orada da ağırlık belediye olmak üzere bir bölümü de demirmyollarına bağlı 350 işçi. işçilerin yüzde doksandokuzu nokta dokuzu greve çıkacağız dedi. Hiç arzu etmediğimiz şekilde grevin faturası ile ilgili herkes sıkıntı çekecek. Bir orta yol bulamadık. bizim görevimiz bu meseleyi çözmek. çözemedik. bundan 15 gün evvel kemal bey TÜRKİŞ’e gelmiş TÜRK-İŞ’in kapısı herkese açık. Cumhurbaşkanımız üç kere geldi parti başkanlarının tamamı geldi. haftaya Destici gelecek öbür hafta Meral hanım gelecek herkes geliyor."

TÜRK-İŞ bir partinin bir kurumun sendikası değil ki herkesin sendikası.

"Kemal bey Türk-İş'le oturdu bir plan kurdular grevler başlıyor. bu deli saçması akıl tutulması. beraber kahvaltı yaptık çalışma hayatını konuştuk. böyle sapıkça bir düşünce olur mu? tabi kimin dost kimin düşman olduğunu gördük. özellikle asgari ücret olmak üzere işçi haklarının korunması sosyal adalet ve refahın sağlanması. özellikle işçiler bize sahip çıktılar. ben sosyal medya kullanmayı bilmiyorum öyle sapık ifadeler var ki. bize güç vermesi gereken sendikalar da var. biz üç gün önce Danimarka’daydık. Bunlara tweet atıyorlar. işçi sendikaları, memur sendikaları. görüyor musunuz Türk-28 şubatçı 12 eylülcü. Allah'a havale ediyoruz. bunlar sendikacı değil tetikçilik yapıyorlar."

"Sendikalarla ilgili dayanışmanın olmadığı ortamda Türkiye’yi yönetenler sendikalarla çok rahat oynamaya devam ederler. Bu sendikaları bilmek durumundasınız."

"Biz sıkıntımızı anlatırken istisnasız bu haksız yorumlarla ilgili mücadelemizi devam ettireceğiz. kurulduğumuz günden beri Türkiye’den devletinden mazlumdan mağdurdan yana. seçilmiş meşru hükümetten yana. kim haklıysa ondan yana. bu tavrımız dün de böyleydi yarın da böyle olmaya devam edecek. her cuma günü hoca hutbeden inerken iki kelime söylüyor. Allah adaletli olmayı iyilik yapmayı yakınlara bakmayı emreder azgınlığı fenalığı yasaklar. tutasınız diye size öğüt verir. onun için adaletten şaşmamak lazım. TÜRK-İŞ’te şahsımda bu yaşıma kadar 45 senedir demokrasiden özgürlüklerden yana oldum. Kemal beye Rize dönüşünde bir olay oldu havaalanına gittim yanında durdum Tayyip beye şiir okundu İstanbul Belediyesinin önünde oldum cezaevinden çıkarken orada oldum. 27 nisanda orada oldum 15 temmuzda orada oldum. ölene kadar demokrasiden yana olmaya devam edeceğim. bizim sırtımızda işçinin tulumu var. haklı olduğumuz meselede sorunlarımızı söylemeye devam edeceğim. tenkit edeceğim, şikayet edeceğim ama dökmeden kırmadan. Grevse grev, eylemse eylem kanunun verdiği yetkiyi de kullanmaya devam edeceğim."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.