banner1853
21 Kasım 2016 Pazartesi 13:25
Şiddeti önleyenleri karalamak sendikacıya yakışır mı?

Eskişehir Tepebaşı Necip Fazıl Ortaokulu’nda bir öğrenci velisi, çocuğunun problemini görüşmek üzere okula gidiyor, ancak yaşanan iletişimsizlik problemi büyütüyor, olay karakola taşınıyor. Veli, yaşananlar üzerine tekrar okul önüne gelerek karakolda kendisinden şikâyetçi olan okul personeline karşı fiili saldırıda bulunup darp ediyor. Eğitim hizmet kolundaki tüm sendikalar da eğitim çalışanlarına karşı girişilen şiddet eylemine karşı güç birliği yaparak okula destek ziyaretinde bulunma kararı alıyor. Biz de şiddeti önlemek, eğitimcilere destek olmak amacıyla ortak basın açıklaması yapılmasına iştirak ettik. Ancak Türk Eğitim-Sen şube yöneticileri, açıklamaya ‘kazma sapları’ ile geleceklerini söyleyince şiddeti önleme niyeti sanki bir kışkırtma boyutuna ulaştı. Eline kazma sapı almış bir eğitimci/sendikacı görüntüsü izaha muhtaç bir mizah durumu ortaya çıkardı. Şiddeti önlemeye evet, şiddeti önleme maskesi altında rant devşirmeye hayır diyerek buna itiraz ettik. Eğitim-Bir-Sen olarak, bu tavrın eğitimciye yakışmayacağını, kazma saplarıyla yapılan bir açıklamanın içinde olamayacağımızı, çok isterlerse bu parodiyi tek başlarına oynayabileceklerini kendilerine ilettik.

Bu netameli tavırlar üzerine gelişmeleri yakından takip ederek Eskişehir’de eğitimcilerin ve sendikacıların da adının anılacağı şiddet sarmalına dönüşecek hatta etnik ayrımcılığı bile devreye sokabilecek bu vahim durum karşısında sorumluluk aldık. Yaptığımız görüşmelerde olayların devam edeceğine dair duyulan kaygıların dile getirilmesi üzerine, velinin üyesi olduğu hemşehri derneği başkanını arayarak yaşanan olayı anlatıp olayın devamının gelmemesi, vahim sonuçların ortaya çıkmaması adına devreye girmesini istedik. Dernek başkanının devreye girmesiyle veli yaptıklarından pişmanlık duyduğunu ifade etti. Dernek başkanı, veliyi, kendisinden devreye girmesini isteyen sendikamıza gönderip özrünü paylaşmasını istedi. Veli Şubemize gelerek, yaşadıklarını ve pişmanlığını bize ifade etti. Bizler de esas muhatabın bu olumsuz tavırdan zarar gören eğitimciler olduğunu söyleyerek bu olumlu davranıştan duyduğumuz memnuniyeti kamuoyu ile paylaştık. Olumlu bir hava oluşmasını istedik. Olaylar olumsuzluk üzere seyretseydi hafta sonunda yapılan destekleme kurslarına ilişkin bazı kaygılar had safhaya ulaşacaktı. Biz sorumluluk duygusuyla hareket etmeye özen gösterirken gerginlik ve kavgayı önlemenin neden Türk Eğitim-Sen yöneticilerini rahatsız ettiğini anlayamadık. Kendi şovlarına alet olmamamız, kendimizi ifade etmeyi biçimi olarak yaşanacak olumsuzlukları fırsat olarak görmeyişimiz, şiddeti önleme perdesiyle şiddeti tetikleyecek aymazlığa dahil olmayışımız mı sizleri rahatsız eden, bunu kamuoyu takdir etsin. Kavga edenleri ayırmak, küsleri barıştırmak Anadolu insanının kültür ve geleneği değil midir? İkazımız olmasaydı kazma sapları ile yapacağınız basın açıklamasıyla, koruculara, ‘bize doğrulttuğunuz keleşleri size çevirmesini çok iyi biliriz’ diyen HDP’li vekilden ne farkımız kalırdı. Velinin hatasını anlaması, eğitim çalışanlarından özür dilemesi niçin rahatsız ediyor sizleri. Bu özre rağmen yaşananların bir hesabı varsa hukuk nezdinde takibi mutlaka yapılabilir, yapılmalıdır da. Bütün bunlar bilinmesine rağmen sendika genel başkanı da dahil tüm sendikanın örgütlü biçimde bu olayı mecrasından koparıp Eğitim-Bir-Sen’i yıpratmaya çalışmasının, alışılagelmiş hengameden beslenmeye, kışkırtıcı tavırlarla eğitimcileri manipüle etmeye teşne spekülasyon sendikacılığı olduğunu biz çok iyi biliyoruz. Hele özür dilemek için okula gelen veli ile görüştüğü için okul müdürüne ağır hakaretlerde bulunmak nasıl bir ruh hali ile açıklanabilir. Eğitim çalışanlarının çözümden dolayı takdir ettiği, yerel basında haber konusu edilip övüldüğü görülen bir davranışı karalamak yerine daha iyisini söylemek, yapılana sahip çıkmak gerekmez miydi. 

İnisiyatif alarak daha ağır sonuçlar doğuracak, etnik köken tartışmalarını tetikleyecek bir gerginliği birilerine rağmen bitirdik. Takdir gören bu davranışı içine sindiremeyen Türk Eğitim-Sen’lilerin başlattığı karalama kampanyasının başta eğitim çalışanları olmak üzere, toplum vicdanında mahkûm olacağına inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki, halkın takdiri, olumlu işler yapılarak kazanılır. Halkın takdir ettiği işlere muhalefet ederseniz, elinizdekileri de kaybedersiniz. 

 

Muammer Karaman 

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı 

Anahtar Kelimeler:
SendikacıEskişehir
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1815

banner1814