İstanbul 18°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
27 Temmuz 2018 Cuma 09:54
“EŞ DURUMU MAĞDURU SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİMİZE DE TAYİN HAKKI VERİLMELİDİR.”

Özür grubu tayinlerinin Ağustos ayı içerisinde yapılacağına dikkat çeken Geylan, sözleşmeli öğretmenlerin bu haktan mahrum olduklarını bildirdi. Sözleşmeli öğretmenlerin; 4 yıl sözleşmeli, 2 yıl da kadrolu olmak üzere toplam 6 yıl çakılı çalışmak zorunda olduğunu kaydeden Geylan şunları kaydetti: “Eş ve sağlık durumu mazereti olsa dahi öğretmenlerimiz tayin isteyemiyor. Şu anda büyük dram yaşanıyor. Eşler ve çocuklar birbirinden ayrı yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, sağlık durumundan dolayı sözleşmeli öğretmenlerimize tayin hakkı vereceklerini söyledi. Bu olumlu bir adımdır ancak eksiktir. Eş durumundan dolayı mazeret bekleyen öğretmenlerimize de bu hakkı verilmesini talep ediyoruz.

Zorunlu hizmet bölgelerinde öğretmen istikrarının sağlamanın yolu öğretmeni esir etmek değil, teşvik etmektir.

Eski Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ‘Mahrumiyet bölgelerinde öğretmen tutamıyoruz’ demişti. Hatta çakılı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını mahrumiyet bölgelerindeki öğretmen istikrarını sağlamak için getirdiklerini ifade etmişlerdi. Türk Eğitim-Sen olarak bu ifadeye katılmıyoruz. Zorunlu hizmet bölgelerinde öğretmen istikrarının sağlamanın yolu öğretmeni esir etmek değil, teşvik etmektir. Bu nedenle zorunlu hizmet bölgelerinde mahrumiyet derecesine göre brüt 1 ila 2 asgari ücret arasında değişen oranlarda zorunlu hizmet tazminatı getirilmelidir. Bu uygulamanın öğretmen istikrarsızlığı sorununa çözüm olacağını düşünüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlettir. Ülkeyi yönetenler, dünyanın en büyük 16. büyük ekonomisine sahip olduğumuzu sık sık vurgulamaktadır. Madem ülke ekonomisi büyüyor, o halde bu büyümeden çalışanlar da payını almalıdır.”

Umuyoruz ki, bu konuda da yargı sendikamızın talebi doğrultusunda karar verir ve sözleşmeli mülakatlı öğretmenliği iptal eder.”

Tüm öğretmenlerin kadrolu atanması gerektiğini de ifade eden Geylan, öğretmenler odasında öğretmenlerin bölük pörçük edildiğine dikkat çekti. Ücretli, sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerin aynı işi yapmasına rağmen farklı şekilde istihdam edilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Geylan, sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması için Türk Eğitim-Sen’in yargıya başvurduğunu hatırlattı. Öğretmenlerin sözleşmeli çalıştırma usulünün 2005 yılında başladığına dikkat çeken Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O tarihte öğretmenlerimiz 4/C statüsünde istihdam ediliyordu. Yılda 10 ay çalışıyorlardı. Türk Eğitim-Sen olarak bu konuyu yargıya taşıdık ve yargı talebimiz doğrultusunda öğretmenliğin tam zamanlı yapılması gereken bir uzmanlık mesleği olduğu gerekçesi ile 4/C statüsündeki istihdam modelini iptal etti. Bunun üzerine o dönemin hükümeti 4/B statüsünde çalışma yöntemi getirdi. Türk Eğitim-Sen buna karşı duruşunu da sergiledi. Onlarca eylem yaptık, dava açtık. 2011 yılı genel seçimleri öncesinde Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi seçim beyannamelerine sözleşmeli öğretmenliği kaldıracakları taahhüdünü koydu ve bu da kamu çalışanlarında karşılık buldu. Bunun üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti seçimlerden bir hafta önce 232 bin 4/B statüsünde çalışan memuru -ki bunların 68 bini öğretmen idi- kadroya aldı. Ama aynı Hükümet beş yıl sonra 2016 yılında çıkardığı KHK ile öğretmenlerimizi yeniden 4/B statüde istihdam etmenin önünü açtı. Hatta sözleşmeli öğretmenliğin yanına bu kez bonusu da geldi, böylece sözleşmeli öğretmenler mülakatla alınmaya başlandı. Düşünün ki evlatlarımız çalışıyor, üniversite sınavında yüksek puan alıyor, 5 yıl eğitim fakültesinde okuyor ve başarıyla mezun oluyor. Daha sonra bu öğretmenlerimiz KPSS’ye giriyor ama yine yetmiyor, mülakata tabi tutuluyor, hem de 3 dakika içinde. Mülakatı geçemeyenler ne yazık ki öğretmen olarak atanamıyor.

Mülakat komisyon üyelerinin ne kadar iyi olursa olsun, objektif değerlendirme yapmaları mümkün değildir. Ankara’daki komisyon ile Samsun’daki komisyon üyelerinin fikri yapıları, kişisel donanımları, psikolojik durumları birbirinden farklıdır. Bir öğretmenin her iki komisyonun sorduğu sorulara aynı cevapları bile vermiş olsa, değerlendirme puanları farklı olacaktır. Umuyoruz ki, bu konuda da yargı sendikamızın talebi doğrultusunda karar verir ve sözleşmeli ve mülakatlı öğretmenliği iptal eder.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali mircan 2018-07-27 12:31:54

kadro yu tayin durumunu dile getirirken sadece öğretmenler mi mağdur. 4b li bir tek öğretmenler mi var.4b li saglik çalışani ogretmen calksani adalet çalışani gibi bir cok 4b li kardeşimiz var tum 4b liler adina birşeyler yapalım lütfen