banner1853
30 Eylül 2016 Cuma 14:03
Eğitimi Şirket Gibi Yönetme Hamleleri Devam Ediyor!

KAMUDANHABER- Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) uzun süredir yaşanan ve bakanlığın tipik bir şirket gibi yönetilmesini esas alan değişiklikler devam etmektedir. MEB tarafından yapılan yönetmelik değişikliği ile eğitim müfredatını, ders kitaplarını, haftalık ders çizelgelerini belirleyen Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve üyeliği için öğretmen ya da okul yöneticisi olma şartı kaldırılmıştır. 

Kurul Başkanı ve üyelerinin eğitim sisteminin tüm kademelerini temsil edecek nitelikte, en az dört yıllık eğitim veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmuş, eğitim alanında yaptığı çalışma ve yayınları bulunan, eğitimle ilgili alanlardaki öğretim üyeleri ve kamu görevlileri arasından seçilmesi kuralının kaldırılması hükümet memurluğunda gelinen aşamayı göstermektedir. 

Eğitim sistemini büyük ölçüde piyasanın insafına bırakan, eğitimi ticarileştirme ve dinselleştirme uygulamalarını iç içe geçirerek hayata geçiren bir zihniyetin Talim Terbiye Kurulu üyeliği için belirlediği yeni kriterler, eğitim sisteminde yaşanan dönüşümü yansıtmaktadır. 

Eğitimin zaten sınırlı olan kamusal niteliği geçtiğimiz yıllarda büyük ölçüde tasfiye edilmiştir. Bugüne kadar yapılan değişikliklerle Kurul’un zaten anti demokratik olan yapısı daha da bozulmuş, işlevleri büyük ölçüde piyasaya devredilmiştir. Son yönetmelik değişikliği ile kurum üyeleri için 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nda düzenlenen özel ve genel şartları taşıma şartının kaldırılması eğitimde yaşanan şirketleşme ve siyasal kadrolaşma mantığının geldiği noktayı görmek açısından önemlidir. 

Yıllardır ülkeyi şirket gibi yöneten bu zihniyetin, eğitim sistemine de aynı mantıkla yanaşması sonucunda okullar başta olmak üzere, tüm eğitim kurumları piyasacı bir mantıkla yönetilmekte, eğitimin zaten sınırlı olan kamusal niteliği bizzat iktidar eliyle tasfiye edilmektedir. 

Talim ve Terbiye Kurulu’nda başkan ve üye olarak atanabilmek için “Türk vatandaşı olmak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlardan, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, görevi kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak” şartlarının kaldırılması, kimlerin Kurul’da görevlendirilebileceğini tahmin etmemiz açısından yeterince ipucu vermektedir.  

Talim Terbiye Kurulu’nda yapılan bu değişiklik ile kurul üyelikleri için iktidarın çizgisinde faaliyet yürüten dini ve ticari vakıfların, derneklerin yöneticilerinin kurul üyesi olarak görevlendirilmesinin önünün açılması kaçınılmazdır. Hatta yönetmelik değişikliğinin bu amaçla yapıldığı söylenebilir. 
Eğitim sistemini çöküşün eşiğine getiren, eğitimin temel sorunlarını çözmek bir yana daha da derinleştiren MEB’i uyarıyor, temel bir insan hakkı ve en yaygın kamu hizmeti olan eğitim sistemini “anonim şirket” gibi yönetmeyi hedefleyen adımlar atmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz!  
Eğitim Sen 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
KAYA 2 ay önce

Şirket gibi yönetimi bilmediğiniz için şirket yönetimini eleştiriyorsunuz. Eğitime şirket gibi yönetim anlayışı gelsin, Türkiye'de eğitim uçar.

banner1815

banner1814