13 Şubat 2018 Salı 17:02
Başbakan Yıldırım: Amerika hala bu yanlıştan dönmek için zamanın var
banner1929

ERZİNCAN (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Erzincan 6. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Dün olduğu gibi bugün de vatanımızı, sınır boylarımızı korumak mecburiyetindeyiz. 100 yıl evvelki kurtuluş mücadelemiz neyse 15 Temmuz mücadelemiz de odur. Çanakkale'deki mücadelemiz neyse Afrin'deki mücadele de odur. Bundan sonra başka yerdeki mücadele de aynı şekilde devam edecektir." ifadesini kullandı.

"Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir." diyen Yıldırım, tarihten bugüne hiç kimseye saldırılmadığını, sömürgecilik yapılmadığını, meşru müdafaadan da asla taviz verilmediğini bildirdi.

"Bilesiniz ki sonuna kadar gideceğiz, köklerini de kazıyacağız"

Sınırlara yönelen tehdidi ortadan kaldırmak için uluslararası hukuktan doğan haklarla sınır dışı operasyonların gerçekleştirildiğini belirten Yıldırım, bu operasyonun Türkiye'ye ve milletimize yönelen tüm tehdit ve zulüm bitinceye kadar edeceğini söyledi.

Yıldırım, şöyle devam etti:

"Kimse caz yapmasın. Ey Kılıçdaroğlu, sen hangi akla hizmet ediyorsun? 'Afrin'e girmeyin' diyorsun. Bu nasıl mantık? Yedi düvelin desteklediği terör örgütleri PKK/PYD-YPG/DEAŞ... Al birini, vur ötekine. Açıkça devletimize, milletimize kafa tutuyor. Kimden yanasın? Çık da söyle. Bilesiniz ki sonuna kadar gideceğiz, köklerini de kazıyacağız. Sen istesen de istemesen de. Senin sözlerin bizi, kahraman Mehmetçiği bu mücadeleden döndüremez."

Başbakan Yıldırım, selam yolladığı cephedeki kahraman Mehmetçiklere, "Kulak verin, bakın ne diyoruz? Davamız haktır bizim, yüzümüz aktır bizim. Müslüman Türk erleriyiz, yolumuz Hak'tır bizim." diye seslendi.

"Evlere şenlik bir anamuhalefet var"

Bu mücadelenin bütün insanlığın varoluş mücadelesi olduğunu aktaran Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi.

Yıldırım, şunları kaydetti:

"Ne diyor? Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en korkak adamı Recep Tayyip Erdoğan'mış. Hadi oradan haddini bilmez. 15 Temmuz'da tankların arasından sıvışıp belediye başkanının evine sığınırken, Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım meydanlardaydı, alçaklara karşı mücadele ediyordu. Kim korkak, kim korkak değil, bu millet en iyisini bilir.

Afrin operasyonu devletin operasyonuymuş. siyasetin değil... Allah akıl fikir versin. Bu yaşa gelmiş, devlet nedir, siyaset nedir farkında değil. Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı. Devlet ne kardeşim? Devlet, soyut bir kavram, ülkeyi yöneten siyasettir, millettir. Millet ülkede siyaseti belirler, siyaset de ülkeyi yönetir. Bunların kafası vesayet kafasıdır. Hala demokrasiyi anlayamamışlar. Afrin'i siyaset konuşmayacak da balinaların, yunusların, kaplumbağaların geleceğini mi konuşacağız? Allah akıl fikir versin. Evlere şenlik bir anamuhalefet var. Bu muhalefeti bu milletin başından mevlam eksik etmesin. Hiç değilse ciddi meselelere değinecek zamanları, kapasiteleri yok. Abesle iştigal ediyorlar. "

"Ey Amerika hala bu yanlıştan dönmek için zamanın vardır"

Afrin'de insan düşmanlarıyla mücadele ettiklerine dikkati çeken Yıldırım, "Şunu herkes bilsin, sınırlarımıza tehdit nereden gelirse gelsin, anında yok edilecek. Sınırlarımızda bir devlet kurma hevesinde olanların bu hevesleri kursaklarında kalacak. Bu kadar açık söylüyorum. Bilesiniz ki teröriste, zalime, bugün destek olanlar, yarın onları da kapılarında bulacaktır. Ey Amerika, terör örgütleriyle iş tutarak nereye varmak istiyorsun. Bu yol karanlıktır, çıkmaz sokaktır. Hala bu yanlıştan dönmek için zamanın vardır. Artık şu canilere, insanları gözünü kırpmadan öldüren bu alçaklara destek olmayı, silah vermeyi bırak. Verdiğiniz silahları da söz verdiğiniz üzere toplayın artık." ifadesini kullandı.

Kendilerine "Suriyeli mazlumları niye kabul ettiniz?" denildiğini aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Biz Türk milleti, tarih boyunca dil, din, ırk ayrımı yapmadan herkese kucak açtık. Çünkü bizim inancımızın temelinde 'Mazluma merhamet etmeyene Allah merhamet etmez' anlayışı var. Herkes şunu iyi bilsin ki vatanımızı, milletimizi, devletimizi ne pahasına olursa olsun savunmaya devam edeceğiz. Bizim, hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Ne var ki hiç kimsenin zulmüne de rıza gösteremeyiz."

"ABD sağır olmuş"

Partililerin "Vur vur inlesin, ABD dinlesin" sloganları üzerine Yıldırım, "ABD sağır olmuş. Kulakları var duymuyorlar. Gözleri var görmüyorlar. Ama yanlışı bir gün anlayacaklar." dedi.

Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü alkışlayamam" şiirini okuyan Yıldırım, "Tarih şahittir, haksızlığa rıza göstermektense can vermeyi tercih etmiş bir ecdadın çocuklarıyız. Biz inanıyoruz ki kalırsak devlet bizim, ölürsek cennet bizim." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, "Atasını bilmeyen, it izinden yürür" şeklinde bir atasözü olduğunu belirterek, gençlere tarihten, edebiyattan, kültürden haberdar olmaları ve bu değerlerden asla vazgeçmemeleri çağrısı yaptı.

Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aziz şehitlerimiz, sizlerin kanları ve canları bu memleketin gerçek tapusudur. Sizler ömrünüzün baharında vatan, millet, kutsal değerlerimiz için hak yolunda feda-i can ettiniz. Tarih sizi birer serdengeçti, kahraman olarak anacak. Sizler bedenen öldünüz fakat 81 milyonun gönlüne taht kurdunuz. Orada yaşamaya devam ediyorsunuz. Kahraman vatan evlatları, sizin destanınız nesiller boyu anlatılacak. Bize yaşattığınız Türk'ün gücünün milli gururu her daim zihinlerimizde bir hatıra olarak kalacak. Bize düşen görev, vatan toprağının kutsallığını her daim akılda tutmak, milli konularda en üst düzey hassasiyeti göstermektir."

"Bizim medeniyetimizin temeli merhamet, hikmet"

Yıldırım, şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, "Bizim medeniyetimizin temeli merhamet, hikmet, onların sözde uygarlıklarının temeli de zulüm ve şiddettir." diye konuştu.

Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitleri" şiirindeki "Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela... Hani tauna da zuldür bu rezil istila..." dizelerini okuyan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi sadece terör örgütleriyle değil, onların arkasındaki emperyalist güçlerle de mücadele ettiklerini bildirdi.

Türkiye'ye kafa tutanların, Erzincan'a, gençlere kulak vermesini öneren Yıldırım, "Kahramanlıklarla dolu şanlı tarihimizin her sayfasında Nene Hatunlarımız, Kara Fatmalarımız, Şerife Bacılarımız dün de vardı bugün de var, gelecekte de var olacaklar. Seyit Onbaşılar, Ömer Halisdemirler, Fethi Sekinler ve daha birçok kahramanlar, kesretten vahdete yürüdüler." dedi.

Yıldırım, AK Parti iktidarında devletin milletle barıştığını, devlet ile millet arasındaki mesafenin kapandığını belirtti.

Birlik ve beraberliği daha da pekiştirerek ayrımcılığı ortadan kaldırdıklarını vurgulayan Yıldırım, "Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Arap'ıyla, Roman'ıyla, Alevi'si ve Sünni'siyle, hangi mezhep, hangi meşrepten olursa olsun, bütün vatandaşlarımızla bir olduk, bütün olduk. Erzincan bunun en güzel örneği." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, Aşık Veysel'in "Senlik Benlik" şiirinden "Yezit nedir, ne kızılbaş. Değil miyiz hep bir kardaş. Bizi yakar bizim ataş. Söndürmektir tek çaresi" dizelerini aktararak, AK Parti'nin kendine gönül veren Türk milletini asla mahcup etmediğini ve etmeyeceğini kaydetti.

"Güvendiğiniz dağlara kar yağması yakındır"

Kongre öncesinde dışarıdaki vatandaşlara da seslenen Yıldırım, Türkiye'nin iç ve dışta büyük tehditlerle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, "Bir yandan içeride PKK, FETÖ, DEAŞ terör örgütleriyle amansız mücadele yaparken aynı zamanda güneyde, sınırlarımız ötesinde, ülkemizi, milletimizi taciz eden, attıkları roketlerle sivillerin hayatına kast eden alçak PKK, PYD, YPG, DEAŞ örgütlerine karşı da kahraman Mehmetçik göz açtırmıyor, gereken dersi veriyor, topunu birden kökünü kazımak için gece gündüz demeden gayret ediyor." diye konuştu.

Askere, polise ve jandarmaya Allah'tan yardım, vatan ve ay yıldızlı bayrak uğrunda hayatını seve seve veren tüm şehitler rahmet dileyen Yıldırım, gazilere de hayırlı ve bereketli ömür diledi.

Vatandaşların "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" şeklindeki sloganlar üzerine Yıldırım, "Bir de bunu duyması gerekenler duysa ne iyi olur değil mi?" dedi.

"ABD yönetimi diyor ki 'Bizim, Suriye'de terör örgütleriyle kurduğumuz ilişki bir tercih değil, bir mecburiyet.' Bu ne demek? Bu, bizim lisanımızda 'Özrü kabahatinden büyük' demek. Şimdi DEAŞ bitti. DEAŞ bitince mecburiyet bitti mi? Bitti. O halde niye devam ediyorsunuz? Niye daha fazla silah gönderiyorsunuz?" değerlendirmesinde bulunan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Niye oradaki teröristlere Amerikan vatandaşının vergilerinden 550 milyon dolar... Bu, resmi olanı. Cumhurbaşkanımız açıkladı. Sağdan, soldan, yardakçılarından topladıklarıyla rakam 3 milyar dolara ulaşıyor. Bu parayı verenler, ona destek olan ülkelerin vatandaşları, onların refahından, vergilerinden kesilerek terör örgütüne veriliyor. Sonra ne oluyor? O teröristler de çocukları katlediyor, yaşlıları katlediyor, sivilleri katlediyor. İnsanlıktan nasibini almamış bu alçaklar, bölgede huzuru bozmak için her şeyi yapıyor. Bu iş, o kadar kolay değil. Bu sefer sert kayaya çarptınız. Buradan ilan ediyorum. PKK, PYD, YPG sizin sırtınızı sıvazlayanlara güvenmeyin. Güvendiğiniz dağlara kar yağması yakındır."

"Türkiye'ye düşmanlık edenler de yer beğensin"

Bu bölgede Türkiye'ye rağmen emperyalist, istilacı emeller güdenlerin, geçmişte nasıl geriye püskürtüldüyse, nasıl geldikleri gibi gittiyse bu sefer de gideceğini ifade eden Binali Yıldırım, "Erzincanlıların güzel bir lafı var. Orada yaşayanlara, Suriye'nin vatansever insanlarına, Irak'ın vatansever insanlarına söylüyorum. Unutmayın, 'çay gider kum kalır.' Onlar gidecek, biz sonsuza kadar beraberce, kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. O yüzden, herkes safını doğru belirlesin, dostunu düşmanını doğru seçsin.' diye konuştu.

Yıldırım, Türkiye'nin dostluğa çok önem verdiğinin altını çizerek, Türkiye'nin dostluğunun kıymetli olduğunu vurguladı. Yıldırım, "Türkiye'ye düşmanlık edenler de yer beğensin." ifadelerini kullandı.

Vatandaşların coşkusuna dikkati çeken Başbakan Yıldırım, "Şu heyecana, şu aşka bak, sevgiye bak. Ey ahmaklar, siz bu ülkeyi mi böleceksiniz? Aklınızı ekmek peynirle mi yediniz? Bu millet bölünür mü, bu bayrak iner mi, bu ezanlar diner mi? Elhamdülillah. Allah hepinizden razı olsun." dedi.

Muhabir: Yeşim Sert Karaaslan, Enes Kaplan, Merve Yıldızalp, Aynur Ekiz


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.