banner1905
16 Ocak 2017 Pazartesi 15:57
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Muhtemelen nisan ayının hemen başında referanduma gidilecek
banner1861

ANKARA

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, A Haber televizyonunda katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Anayasa değişikliği teklifine ilişkin ikinci tur oylamanın yaklaştığı hatırlatılarak, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in "Açık oy kullanılması halinde en sert, en net tavrımız söz konusu olacaktır." şeklindeki ifadelerine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine Kurtulmuş, ilk turun firesiz geçtiğini belirterek, bu nedenle tüm milletvekillerine teşekkür etti.

İlk tur sonuçlarının hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, "Muhalefetin bir direnme hakkı, bunu mümkün olduğu kadar geç geçirme ya da geçirmemek için mücadele vermesi anlaşılabilir bir şeydir ama kürsüyü işgal etmek, kürsüyü yıkmak, milletvekilinin burnunu kırmak, milletvekilinin ayağını ısırmak gibi maalesef Türkiye parlamentosuna, Türkiye'ye yakışmayan tavırlar içinde olunmasını asla kabul etmek, buna müsamaha göstermek mümkün değil." diye konuştu.

Kurtulmuş, ikinci turda da CHP'nin ana muhalefet partisi olarak direncini göstereceğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Tavsiyemiz şudur ki Türkiye'ye yakışmayacak, Türkiye'yi rezil edecek bu tür görüntülerin içerisine girmemeleridir. Nihayetinde söz de karar da milletindir. Parlamentonun iradesi anlaşılmıştır, bundan sonraki süreçte üç aşağı, beş yukarı aynı oyun çıkacağı görülüyor. Bırakın, millet karar verecek, yani millet kabul etmezse kimsenin söyleyeceği bir söz yok, millet kabul ederse de kimsenin yine bir şey söylememesi lazım. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisinin ikinci tur mücadelesindeki tavırlarının anlaşılabilir, tolere edilebilir muhalefet tavırları içerisinde kalmasını tavsiye ederiz. Aksi takdirde bunun hem Türkiye'ye büyük zararı var hem de Cumhuriyet Halk Partisine hiçbir faydası yok. Yani 'muhalefet yapacağım' derken Cumhuriyet Halk Partisi bu görüntülerle aslında kendisine zarar veriyor ana muhalefet partisi olarak, hatta kendisine oy vermiş olan kitlelere karşı da ciddi şekilde zor durumda kalıyor."

İkinci tur oylamanın güzel bir şekilde geçmesini ümit ettiğini belirten Kurtulmuş, kararın önce milletvekillerinin sonra da milletin kendisinde olduğuna dikkati çekti.

"Erken seçimi telaffuz etmek doru değil"

Kurtulmuş, ikinci turda 330 oyun altında kalması muhtemel bir maddenin bulunup bulunmadığı ve erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine, ilk turdaki seçim sonuçlarının ikinci turun aynası niteliği taşıdığını ve farklı bir sonucun çıkmayacağı kanaatinde olduğunu bildirdi.

Erken seçim konusunun ise anayasa değişiklik teklifinin 330'un altında kalması ihtimaline ilişkin gündeme getirildiğini anımsatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Şu anda anayasa oylamasının konuşulduğu bir atmosferde erken seçim tartışmalarının gündeme getirmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Daha seçim yeni oldu, parlamentonun önünde 2019'a kadar bir süre var, bu süre içerisinde parlamento sorumluluklarını yerine getirecek. Önümüzde sadece anayasa değil çok sayıda önemli iş var, bu işlerin yerine getirileceği yer parlamentodur. Dolayısıyla bir erken seçimi telaffuz etmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Nihayetinde Türkiye referanduma gidiyor, bu süre içerisinde de parlamento görevini yerine getirecektir."

"En doğrusu en kısa süre içerisinde referanduma gitmektir"

Olası referandumun ne zaman yapılacağına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Meclis kararını verdikten sonra en doğrusu, en kısa süre içerisinde referanduma gitmektir. Yani bir konu, hele hele böylesine önemli bir konu tartışmalı bir şekilde süre uzatılarak geçirilemez. Dolayısıyla zannediyorum ki mümkün olan en kısa süre içerisinde muhtemelen nisan ayının hemen başında referanduma gidilecektir, süre mümkün olduğu kadar kısa tutulacaktır diye düşünüyorum." dedi.

Kurtulmuş, seçim dönemlerinde yayınları dolayısıyla bazı özel televizyon kanallarının ceza aldığı hatırlatılarak, RTÜK kanunuyla ilgili referandum öncesi bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, "Özel televizyon kanallarının tarafsız olmasını beklemek doğru değildir, hakkaniyete de uygun değildir." karşılığını verdi.

"Adil Öksüz’ün esas oğlan olmadığı kanaatindeyim"

Adil Öksüz ve Reina katliamcısının hala yakalanamadığının hatırlatılmasının ardından, yorumunun sorulması üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Daha önce de ifade ettim, ben aslında Adil Öksüz’ün esas oğlan olmadığı kanaatindeyim. Adil Öksüz, bir yerde gölgedir. Bu gölgeyi maalesef bir şekilde serbest bıraktılar. Bütün Türkiye, Adil Öksüz’ün peşine zihinsel olarak giderken, esas Akıncılar Üssü’nü yöneten, darbenin hava ayağını yürütenlerin kimler olduğunun üstü örtülmüş oldu. Dolayısıyla ben meseleye buradan bakılmasının doğru olduğu kanaatindeyim. 'Adil Öksüz önemsiz bir adamdır' demiyorum. Anlaşılıyor ki son derece önemli bir adam ama esas adam değil. Dolayısıyla hem Adil Öksüz’ün bir an evvel yakalanması hem arkasındaki esas bağlantıların ortaya konulması lazım."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Reina saldırısı da gerçekten öyle anlaşılıyor ki sadece bir terör örgütünün değil, son derece profesyonel bir istihbarat biriminin de işin içinde olduğu, çok planlı bir saldırı. Bu saldırıyla ilgili de çok sayıda gözaltı var, tutuklananlar var. Bunlarla ilgili bilgiler ortaya çıkıyor. Bildiğim kadarıyla biraz yavaş çıkıyor ama sonuçta Reina saldırısı aydınlatılacaktır. Çünkü elde yeteri kadar insan var."

"Türk tarafının kabul edeceği bir şey değil"

Cenevre’deki Kıbrıs müzakerelerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, Türkiye’nin başından beri Kıbrıs’ta çözümden yana olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Çözümden yana olmak demek, Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki milli menfaatlerinden vazgeçmek demek değildir." ifadesini kullanarak, Rum kesiminin hep Avrupa’yı da arkasına alarak bir şımarık pozisyonda hareket ettiğini ve Türkiye’ye karşı oldu bittilerle bazı sonuçlar alabileceğini zannettiğini aktardı.

Harita dayatmasını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Orada bizim çekilebileceğimiz kırmızı çizgilerimiz vardır. Onun dışında Türkiye, bir toprak tavizi asla vermeyecektir. İkincisi ise Türkiye’nin garantörlüğüdür. İki toplumlu bir Kıbrıs’ın oluşmasında en büyük garantör, Türkiye’nin varlığıdır. Türkiye bu anlamda garantörlük hakkından da asla vazgeçecek değildir. Bu çerçevede görüşmeler devam ediyor. Masadan kalkan taraf olmayacağız. Ama masadan kalkan taraf olmayacağız diyerek de kabul etmeyeceğimiz tavizlere zorlanmamıza da asla müsaade etmeyeceğiz. Açık bir şekilde Türkiye tezlerini ortaya koymuştur. Bu iki ana çizgimiz başta olmak üzere, bunlar dile getirilmiştir. Ama son anda kabul edilmeyecek bir haritanın ortaya çıkarılması, hatta bu haritanın da BM’ye takdim edildikten sonra bir şekilde basına sızdırılması, Türk tarafının kabul edeceği bir şey değil. Anlaşma gereği zaten her iki tarafın da haritası ortaya çıkarılmayacaktı. Dolayısıyla bir oldu bitti yapılmaya çalışıldı. Türkiye bu oldu bittiye gelmeyecektir.”

Muhabir: Enes Kaplan-Ali Kemal Akan

Anahtar Kelimeler:
Politika
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.