banner1853
03 Ekim 2016 Pazartesi 08:50
MEB, Bu Hoyratlığı Neden Yapıyor?

Okulların açılmasının üçüncü haftası. 

Binlerce meslektaşım gibi benim için de okullar açılmadı! 

Açıktayım, devletin resmi diliyle ‘görevden uzaklaştırıldım’. 

Milli Eğitim Bakanlığı, benim, görevimin başında kalmamda sakınca görüyor. 

Nedeni de üyesi olduğum sendikamın yaklaşık 9 ay önce aldığı bir günlük okula gitmeme kararına binlerce arkadaşımla birlikte katılmış olmam. 

Ben, bir gün okula gitmemekle sendikal hakkımı kullandığımı düşünürken, Milli Eğitim Bakanlığı benim, öğrenci ve velileri, okulu boykota teşvik ettiğimi, öğrencilerin eğitim hakkını engellediğimi iddia ediyor. 

Bu iddiaların asılsızlığı soruşturma sonunda ortaya çıkacak şüphesiz. 

Ancak soruşturma sonuçlanıncaya kadar benim, görevimin başında kalmamda ne sakınca var ki? 

Ben bir sınıf öğretmeniyim. 

Çocukların eğitim hakkını nasıl engellediğimi, düşünemiyorum bile.  

Sevgimden, onlara yeterince vermedim mi? 

Bilgi birikimimi müfredatla harmanlayıp, değişik yöntem ve tekniklerle onlara aktarmadım mı? 

Satranç gibi, melodika gibi beceri isteyen çeşitli etkinliklerle yetenekli öğrencilerin, yeteneğini ortaya çıkarmak için gereken çalışmaları yapmadım mı? 

Bir tek öğrenciyi bile okuldan nefret ettirdim mi? 

Çok ödev vererek yükü velilerin omuzuna yükledim mi? 

Bir gün okula gelmemekle öğrencilerin eğitim hakkı engelleniyorsa, bu suçu işleyip, işlemediğim konusunda geçmiş meslek hayatıma bakılabilir. Sendikal kararlar dışında herhangi bir mazeret izni, hastalık izni veya başka bir izin kullanarak okula gelmemişsem, Bakanlık haklıdır, diyeceğim. 

Meslek hayatım boyunca bırakın velileri okulu boykot ettirmeye çalışmayı, onların okula sık sık gelip, bizimle ve okul idaresiyle işbirliği yapmaları yönünde olağanüstü çaba harcadığımı beni tanıyan herkes bilir. 

Bakanlığın iddialarına sadece üzülüyorum, içim acıyor, o kadar. 

Geçen yıl birinci sınıfta 33 öğrencim vardı, bu yıl ikinci sınıf olduk, biz de öğrencilerle birlikte sınıf geçiyoruz. 

Şimdi öğrencilerim bensiz, ben onlarsız kalacağım. 

Tarafsız bir soruşturmacı, benim, öğrencilerin eğitim hakkını engellediğimi değil, onları ısrarla devamsızlık yapmamaları için sık sık aradığımı bilir. 

Göreve dönersek yine aynı meslek aşkı ve çocuk sevgisiyle görev yapacağım kuşkusuz.  

-Ancak Ahmet ‘Tulavete’, Ahmet Can ve Ali Kağan ‘Tuvalete’ gitmek için rahatlıkla benden istedikleri izini, yeni öğretmenlerinden de bu kadar kolay isteyebilecek mi? 

-Asude ve Ayşegül’ü, hayal âlemine daldıkları ve dersten koptukları anlarda çenelerini sıkarak kim derse döndürecek? 

-Berkay’ın heyecanlı ve kesik kesik konuşmasını yeni öğretmen anlayana kadar epey zaman geçmeyecek mi? 

-Ecenur’un oyuncak sevgisi ile özgün el işi çalışmalarını dersin herhangi bir zamanında arkadaşlarına göstermesine izin verilecek mi acaba? 

-Elfin, akraba olmamızın avantajıyla koşup koşup yanıma geldiği gibi yeni öğretmeninin yanına gidebilecek mi? 

-Farah ve Ömer, aylarca ağlamalarına rağmen, sabırla onları sınıfa adapte ederken verdiğim emekler boşa gidip yeniden ağlamaya başlarlar mı, bilmiyorum. 

-Eray, züccaciye dükkânına girer gibi sınıfa girerken, sınıfın en uyumlu öğrencilerinden biri olmuştu. Şimdi Eray’a, ‘öğretmenin gelmeyecek’ dendiğinde ‘Niye’ diye yüksek sesle sormayacak mı? 

-Zeliha’nın kulaklarındaki cihazdan, Kerem ve İsmail’in görme bozukluklarından dolayı en ön sırada oturtulmaları sağlanacak mı? 

-İbrahim Halil, Nısanur ve Senanur, öğretmenlerinden ayrılmalarını olanca sessizlikleriyle karşılayacaklar mı? 

-Özgür, sırasında bağdaş kurup oturabilecek mi? 

-Gülsu’nun, aileden gelen hırçınlığını ve asiliğini yeni meslektaşım kısa sürede anlayabilecek mi? 

-Ezgi, Taha ve Ali, o sessiz ve derinden yürüttükleri çalışmalarına devam edebilecek mi? 

-Talha, gördüğü ve hayal ettiği hayvanları kime anlatacak? 

-Onur, kime yan yan ve baygın baygın bakacak? 

-Zeynep, hiç oturmadan derse devam edebilecek mi, yoksa derste ayakta durulmaz diye azarlanıp, içindeki çağlayanın kurumasına mı neden olunacak? 

-Birbirinden farklı üç Yusuf, özgünlükleriyle sınıfa renk katmayı sürdürebilecek mi? 

-Nisanur Y., soyadındaki gibi yalnızlığını giderdiği sınıfında, aynı sıcaklığı görebilecek mi? 

-Gerçek bir nehir olan Nehir’in coşkun akışı sürecek mi? 

-Kalem tutuşuyla, hırçınlığıyla, sevimliliğiyle, sadece derste öğrendikleriyle bile yetebilen zekâsı ve de geçimsizliğiyle bilinen Esmer sınıfta absorbe edilebilecek mi? 

-Ayşe Naz’ın tatlılığı ve zekası sekteye uğrayacak mı? 

-Bir oyuncak bebek kadar tatlı, ancak yaşının küçük olması nedeniyle geride bıraktığımız Tuana’yı bu yıl göremeyeceğim. 

-Sadece sınıfımdaki öğrencileri mi özleyeceğim? 

-Tabi ki hayır? 

-Kantinde sohbet ettiğimiz ve zaman zaman kucağıma alıp öğretmenler odasına getirdiğim Ecrin’i, arkadaşlarla sınıf değişimi yaparak, müzik ve satranç derslerine girdiğim üç sınıfın öğrencilerini, koridordan sınıfa girerken birbirimizle silahçılık oyunu oynadığımız Arda’yı, Erdal hocanın yıldızları Ece ve Melek’i, hep güler yüzlü Şahsenem’i daha birçok öğrencimi özleyeceğim. 

-Devletin soğuk yüzünü daha önceki deneyimlerimden bilirdim ancak sözkonusu öğretmen, öğrenciler, veliler ve bir bütün olarak eğitim olduğunda daha vicdanlı, öğrenci ve öğretmen psikolojisinden anlayan ve ‘Okul’u, entrikaların döndüğü, çıkarların çatıştığı, her türlü olumsuz insan ilişkilerinin yuvası haline gelmiş diğer devlet kurumlarından farklı değerlendirmesini beklerdim. 

-Çünkü okul diğer devlet kurumlarına benzemez, okulda sevgi, saygı, vicdan, duyarlılık, arkadaşlık, dostluk, vefa, empati ve öğrenciyi kapasitesi doğrultusunda bir adım öteye taşımak için gösterilen yoğun çaba vardır. 

-Politikacılar ve bürokratlar bu duyguları anlamaz. 

-Bu nedenle asılsız iddialarla öğretmeni, öğrencisinden ayırmanın, yani ‘Görevden uzaklaştırma’ hoyratlığının bu kadar kolayca hayata geçirildiğini görüyoruz. 

-Yol yakınken bu hoyratlıktan vazgeçin. 

-Zaten asılsız iddialarla bizleri basında ve toplum önünde açıkça teşhir ettiniz. Soruşturma sonunda suçsuzluğumuz ortaya çıktığında, ne bizim ne de öğrencilerimizin yaşadığı psikolojik çöküntüyü gideremezsiniz. 

-Bu hoyratlıktan vazgeçin. 

-Beni, öğrencilerimle buluşturun.

Abdullah Damar
Eğitimci-Yazar

 

www.kamudanhaber.net

Anahtar Kelimeler:
MebKamudanhaber
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ögretmen 2 ay önce

Tskler kamudan haber sesimizi duyurdugunuz icin

Avatar
Öğretmen 2 ay önce

Duyarli davranisiniz icin tesekkurler kamudanhaber. Umarim bu haksizlik kisa surede son bulur ve ogretmenlerimiz gorevlerine geri donerler.

Avatar
Abdullah 2 ay önce

Teşekkürler kamudan haber, emin olun açığa alınan bütün öğretmen arkadaşlarım aynı hassasiyet içindeler

Avatar
canan 2 ay önce

Devletin ekonomisi berbat bir halde olduğu için açığa alındınız yerinize ücretli öğretmen atayarak daha ucuza mal olduğu için bunu uzatabildikleri kadar uzatırlar çocukların eğitimi umurlarında değil olsaydı zaten ücretli öğretmen alımı yapmazdı ne verebilir ki ücretli öğretmen 4yıllık mezun olsun bölüm fark etmiyor üstelik birçok yerde 2yıllık mezunlar alınıyor ücretli öğretmenlikte. Siz barış istediniz silahların susmasını istediniz utanılacak birşey yapmadınız sakın pes etmeyin başınız dik birşekilde onurlu bir şekilde hakkınızı sonuna kadar arayınız acıtasyon yapmayı bıraksın bazı arkadaşlar acınacak bişey yok ortada. Direne direne kazanılacak haksızlık son bulacak kimseye yedirtmeyin hakkınızı kendinize gelin.

Avatar
Umut 2 ay önce

Evet öğrencilerimizi özledik.. merkez okulumda 8 ücretli çalışıyor ve bir sınıfın daha ücretli öğretmeni yok. Eğitimi kim engelliyor acaba? Sendikal eyleme katılıp bir gün gitmeyen öğretmen mi yoksa 3 haftadır sınıfları boş bırakanlar mı? İşimize devam edip soruşturmalar devam edebilirdi bence ama olsun gerçeklerin ortaya çıkma huyu vardır

Avatar
Esma 2 ay önce

Okurken gözyaşlarımı tutamadım çünkü duygularıma tercüman olmuş...benim de cocuklarım var beni bekliyorlar derslerine girecek başka bir öğretmenleri bile yok...manevi olarak bizi ve cocuklarımızı cok yıprattınız...

Avatar
Ögretmen 2 ay önce

Suleyman bey Herkes evindeydi ogrencide evinde zaten diyarbakirda olmus olsaydiniz ne sartlard egitim yapildigini görurdunuz en azindan okullarin yarisindan fazlasi o sekildeydi polisin sendikal faaliyete nasil bir uyarisi olabilirki aylarca ders isleyemeyen egitim ogretim hakkindan mahrum kalan cocuklari dusundunuzmu hic ve cocuklarinizı onlarin yerine koydunuzmu 3 haftadir cocuklarim ogretmensiz ogrencilerimiz ogretmensiz sen bir gun icinmi bukadar uzuluyorsun ben birsaat girmedim diye açiga alindim bu arada ve ojuldaydim

Avatar
Süleyman 2 ay önce

Abdullah Bey bir gün gelmedim demişsiniz de peki o bir günde;
Nereye gittiniz?
Neden gittiniz?
Kiminle gittiniz?
Nasıl gittiniz?
Gittiğiniz yerde ne yaptınız?
Sizin gittiğiniz amaçla benzer yerlere gidenler aynı şeyi mi yaptı sizinle?
Kimler vardı orada ve hepsi eğitimci miydi?
Başka amaçla gelen ve ikincil amaç hissetmediniz mi?
Polisin uyarıları olmadı mı?
...
Benzer soruların cevaplarını da buraya yazın lütfen ve şunu da yazınız:
O çok sevdiğiniz ve isimlerini tek tek sıraladığınız öğrencileriniz o gğün sizin yokluğunuzda ne yaptılar?

Misafir Avatar
osman lllll 2 ay önce @Süleyman

süleyman herhangi bir eylem olmadı sadece greve katıldık yürüyüş slogan düzenlenen hiçbirşey yoktu kastın pkk ise Allah belasını versin ama sadece doğuda çatışma sürecinde öğretmenlerin memleketlerine gönderilmesi sınava hazırlanan gençlerin zor durumda kalması vs vs gibi nedenlerden dolayı greve gittik yasal hakkımızı kullandık ve aradan 10ay sonra açığa alındık şimdi hatalı olan ne

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
öğretmen4 2 ay önce @Süleyman

her hafta sevk alıp işe aksatan namuslu bir öğretmenin öğrencileri ne yaptılarsa onlarda onu yapmıştır. ama bunu anlamak için önce at gözlüklerini çıkarmak gerekir. yoksa davullu zurnalı bağırsak da boştur.

Beğenmedim! (0)

banner1815

banner1814