banner1868
İstanbul 20°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
17 Ocak 2017 Salı 22:22
OCAK 2017, Eğitim Müfredatında Düzenlemeler Hakkında EYUDER Görüşü

EYUDER (Eğitim Yöneticileri ve Uzmanları Derneği), MEB’in OCAK 2017’de taslak olarak getirdiği  “Eğitim Müfredatında Düzenlemeler” hakkında bazı yazarlarca kullanılan “eğitim sil baştan,” “eğitim yap-boz tahtası” şeklindeki sunumları bilgisiz ve kültürsüz ifadeler olarak değerlendirmektedir. Eğitim çok-boyutlu derin bir bilim alanıdır. Müfredatın belirlenmesi; toplumda ve kültürde “süreklilik ile değişimin dengesi” ilkesi uyarınca tasarlanır, denenir, topluma ve sisteme uyarlandıktan sonra yaygınlaşır ve uygulaması izlenerek yeni düzenlemeler adım adım sistem bütünlüğü içinde gündeme alınır. Türkiye’de müfredat geliştirmelerinin, öğretmenlerin deneyim ve birikimlerini değerlendiren uzman heyetlerce yapılması geleneğimiz vardır. Bütün bir milleti ilgilendiren müfredat kararlarının kişilere veya gruplara bırakılmasının, ülkelerin kendilerine yabancı ideolojileri eliyle yönlendirilmesi sonucunu doğurduğu bilinen bir gerçektir.

Son 30 yılda, dünyada bazı görüşler “tektipleştirilmiş” tâbi toplumlar elde etmek üzere eğitim sistemlerine dolaylı ve dolaysız müdahaleleri denemektedirler. Oysa dünyanın ortamı, her ülkenin kendi rekabet gücü ile meydana çıkmasını gerektirmektedir. Dünyada geçerli araçları etkin kullanma eğitimi, eğitim sistemlerinin ancak asgarî ortak paydası olabilir. Müfredatta soru şudur: Türkiye dünya önder ülkelerinden biri olmak üzere – en az 5000 yıllık birikimli ağırlığı ile – bunun üzerine ile ne koyacaktır ki, öncü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını ortaya çıkarabilsin?

1. 2017 Eğitim Müfredatı Düzenlemesinin bir uzmana hazırlatıldığı haberine Bakanlık açıklık getirmelidir.

Getirilen öneride müfredat içindeki konular kadar önemli olan boyut, sistem üzerinde incelenmemiş oynamalar yapılmasıdır:

2. Çocuğun beden-duygu-toplumsallaşma-kültürlenme gelişimi ve dengesinin 7 yaş başına (72 ay) kadar ailesi ve yakın çevresi içinde sağlanması bilimsel bir kuraldır. 72 aydan önce çocuk zorlanmadan yazı-kalemi kullanamamaktadır. Bu yaşlarda yuva, ana-okulu, ana-sınıfı aileye yardımcı kurumlardır. Okula başlama yaşının 60-66 aya çekilmesi, 1. Sınıf öğrencisinin müfredatı kaldıramamasına yol açmıştır. Şimdi bu durumu telafi için 1. Sınıf müfredatının zayıflatılması İlkokul Eğitim-Öğretimi üzerinde zayıflatıcı etki yapar. 5. Sınıf’ın Ortaokula kaydırılması ile zaten hayli eksik kalmış olan İlkokulun daha da yetersiz duruma düşmemesi sağlanmalıdır. Bunun yerine 60-72 ay çocuklar için ana-sınıflarına önem verilmelidir.

3. İlkokul + Ortaokul süresi toplam 8 veya 9 yıldır (5+3, 5+4, 6+3 gibi). Türkiye 4+4 düzenine geçmiştir. 5. Sınıf müfredatının Ortaokul müfredatı içine etkin biçimde yerleşmesi tamamlanmadan, 5. Sınıftan ve müfredatından tümüyle vazgeçme düşüncesi doğru değildir. Ortaokul öncesindeki 1 senenin yabancı dil öğretimi için “hazırlık sınıfı” olarak kullanılması bir sömürge yöntemidir.  Ancak böyle iken bile, hazırlık sınıfının Ortaokul Kademesinin yıl sayısına ve müfredatına dâhil edilmediği gözden kaçırılmamalıdır. Hazırlık Sınıfında yoğun dil öğretimi görmek isteyenlere, bu yıl Ortaokul öncesinde ayrı bir hazırlık yıl olarak düşünülebilir. Ortaokulun 4 yıllık müfredatı ise zayıflatılmamalı, aksine etkinleştirilmelidir. Bugün önerilen 5. Sınıfın dil öğretimi için kullanılması, Ortaokulu 3 seneye, İlk + Orta yıllarını 7 seneye indirmektedir. Böyle zayıf bir yapı üzerine Lise Kademesinin oturtulması yeni zorluklar doğuracaktır.

4. “Fen ve Mühendislik Projeleri” başlığı ilkokul için fazla abartılı, popülizm görüntülü bir derstir. Ustalık, Teknisyenlik, Yüksek Teknisyenlik iş basamaklarının da tasarım ve proje faaliyetleri vardır; MEB bunlarla görevledir. Bu öneri “Bilim-Fen-Teknik Uygulamaları Dersi” olarak değiştirmelidir.

5. 2012 yılında Zorunlu Örgün veya Yaygın Lise uygulamasına geçilmiştir. Bu kademenin güçlendirilmesi günümüzün asıl konusudur. Önerilerde Genel Lise’nin geri getirilmesi ve bu liselere imtihansız geçiş, Meslek eğitiminin güçlendirilmesi, Teknik öğretimi ve Eğitimin Türkiye’nin üretim ekonomisine geçişi konularında güçlendirmeler görülmemektedir.

6. Ortaokul ve Liselerde seçmeli derslerin çeşitlendirilmesi konusu ele alınmalıdır.

7. Ortaokullarda eğilimlerin belirmesi seçmeli derslerle ölçülmeli, öğretmen ve okul sınavlarına önem verilmeli, ortaokulların 8. Sınıf sonuna kadar dershaneler ve genel sınavlarla yüklenmemesi sağlanmalıdır. Ortaokul içi başarı öne geçmelidir. 8. Sınıf genel sınavı Lise kademesi okul seçiminde  %40’tan fazla etkili olmamalıdır.

Dr. Adem ÇİLEK
EYUDER Başkanı

Anahtar Kelimeler:
Müfredat
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yılmaz 2017-01-17 22:44:22

Siz bunu düşününceye adam gibi yönetici atama nasıl yapılır sorusuna cevap bulun okullarda kadrolu yönetici olması için (tabii öğretmen kökenli yoksa siz şimdi işletmecileri doldurursunuz yada veterinerleri bir zamanlar oldıgu hibi) çaba sarfedin