10 Aralık 2018 Pazartesi 21:30
Lütfü Türkkan: Sayıştay raporları tarihe not düştü

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Ekonomik sorunu sadece matematiksel değerlerle çözmeyi beklerseniz mesafe katetmeniz mümkün değil. Ülkede yok ettiğiniz hukuku ve adaleti tekrar tesis etmezseniz ekonomideki büyüme hayal olur, ekonomide düzelme hayal olur." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan, Türkiye'nin Osmanlı'ya kadar uzanan bir bütçe geleneği ve mali disipline sahip olduğunu ancak hükümetin yanlış politikalarıyla bu disiplinden uzaklaşıldığını ileri sürdü.

Hükümetin borçlanmaya dayalı ekonomik anlayış ile ülkenin geleceğini riske attığını ifade eden Türkkan, "Bütçe, ekonominin nasıl yerle yeksan olduğunu çok iyi anlatıyor. Bütçede 65 milyar lira yatırımlara harcanırken, 117 milyar lira borç faizlerine ayrılmış. Yani 117 milyar lira borç ödemeye değil, alınan borçların faizlerine ödeniyor. Borç yerinde durmaya devam ediyor." diye konuştu.

Son beş yılda yabancı şirketlere imtiyaz sağlayacak kanunlar çıkarıldığını ve stratejik öneme sahip yatırımların satıldığını iddia eden Türkkan, "Milli olmak için mi bunları yaptınız? Milli olmak için bunları mı yapmanız gerekiyor? Bir taraftan bunları yaparken diğer taraftan ülkenin bekasından söz etmek mümkün mü? Siz milli değilsiniz, siz ülkenin bekasını düşünmüyorsunuz. Sizler bugüne kadar yediniz, yandaşlarınıza yedirdiniz, israf ettiniz, üretmediniz, tükettiniz, yönetemeyip idare ettiniz. Ekonomi o yüzden bu halde bugün." ifadelerini kullandı.

Türkkan her olumsuzluğu dış güçlere bağlamaktan vazgeçilmesi ve ekonomik krizin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomik krizin, yokmuş gibi davranılarak ortadan kaldırılamayacağını dile getiren Türkkan, şunları kaydetti:

"Kredi alanlar kredilerini, kiracılar kiralarını, esnaf faturasını tahsil edemiyor. Vatandaş pazara, markete gitmeye korkar oldu ama Sayın Cumhurbaşkanı'na göre kriz yok. Allah aşkına, siz nerede yaşıyorsunuz? Aynı ülkede yaşıyor muyuz diye çok merak ediyorum zaman zaman. Ya sizler bizlerle aynı sokakta yürümüyorsunuz veyahut da bizler size göre varoşta kaldık ya da çok yüksek sosyete hayatı yaşıyorsunuz; bizimle, milletle alakanız kalmamış."

- "Özel sektörün borcu 200 milyar doları aşmış"

Lütfü Türkan, Merkez Bankası verilerine göre mayıs ayı itibarıyla, bankalar dışında kalan özel sektörün borcunun 200 milyar doları aştığını, ancak vatandaşa pembe tablolar gösterildiğini savunarak, şöyle devam etti:

"Bu yıl içerisinde 10 bin 295 firma kepenk kapatmış. Sadece ekim ayında bin 235 firma kepenk kapatmış. Bir ay içerisinde 356 konkordato başvurusunun olması ekonomimizin nereye gittiğini çok açık gösteriyor. Her şey şahaneyse, her şey muazzamsa, ekonomimiz harikaysa, Sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle kriz falan da yoksa neden bunca insan, bunca firma bu konkordato yoluna müracaat ediyor?"

Türkiye ile AB ülkeleri arasındaki asgari ücretle çalışan oranlarını tablolar üzerinden gösteren Türkkan, "Türkiye'de çalışan ücretlilerin yüzde 43'ü asgari ücretle çalışıyor. Avrupa'da birinci sıradayız. Slovenya ise yüzde 19,1 ile ikinci sırada yer alıyor. Aradaki fark, bizdeki durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. İspanya'da bu oran yüzde 1, Belçika'da 0,4. Çalışanların neredeyse yarısının asgari ücretle çalıştığı bir ülkede ne refahtan ne zenginlikten ne de gelişmişlikten bahsedebilirsiniz." dedi.

AK Parti'nin iktidarı devraldığı 2002 yılında kamu dış borcunun 64,5 milyar dolar, Merkez Bankasının dış borcunun 22 milyar dolar, özel sektörün dış borcunun 43 milyar dolar olarak kayıtlara geçtiğini anlatan Türkkan, "Türkiye'nin 2002 yılında toplam brüt dış borcu 129,6 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Haziran 2018 itibarıyla kamu dış borcu 306 milyar Türk lirası, net dış borç stoğu 300 milyar dolara ulaştı. Brüt dış borç stoğu, 457 milyar dolarla adeta rekor kırdı." şeklinde konuştu.

- "Sorunlar görmezden geliniyor"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan, ülke ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal tıkanmanın yetkili makamlarca görmezlikten gelindiğini ileri sürerek, doğru ekonomi planlaması, üretime dayalı büyüme, liyakat sahibi yöneticilerin göreve getirilmesi, kamu harcamalarında israfa son verilmesi, hukuka ve adalete dayalı bir sistemin tesis edilmesi ile bu sorunların ortadan kalkacağını söyledi.

Ekonomi yönetiminde demokrasi ve hukukun önemine değinen Türkkan şöyle konuştu:

"Türkiye'deki ekonomik sorunu sadece matematiksel değerlerle çözmeyi beklerseniz mesafe katetmeniz mümkün değil. Ülkede yok ettiğiniz hukuku ve adaleti tekrar tesis etmezseniz ekonomideki büyüme hayal olur, ekonomide düzelme hayal olur, ihracat hayal olur, yabancı yatırımcı hayal olur, dövizin düşmesi hayal olur, Merkez Bankasının rezervlerinin artması hayal olur. Hukuku ve adaleti tekrar ülkede tesis edeceksiniz, ondan sonra matematik hesaplarına bakacaksınız."

- "Sayıştay raporları tarihe not düştü"

Sayıştayın hazırladığı 2017 yılı raporlarına da değinen Türkkan, "Sayıştay Başkanlığının hazırladığı 2017 raporları adeta tarihe not düşülecek yolsuzluk kayıtları niteliğindedir. Bunlar bir rapor değil, tarihe not düşülmek için yolsuzluk kayıtlarıdır." görüşünü savundu.

Ukrayna ve Brezilya'nın tarım sanayisine verdiği önemle kalkındığına işaret eden Türkkan, istihdamın sağlanması açısından Türkiye'nin de bu alana yatırım yapması gerektiğini vurguladı.

Bu arada İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, bütçe görüşmelerinin bir bölümünü TBMM Genel Kurulundaki izleyici locasından takip etti.

AA.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rafet AKSARI 2019-03-21 19:28:55

‘’Benim gösterdiklerim seçilirse ülke bekası korunur yoksa beka kalmaz’’ diyor. 780 bin kilometre kare coğrafyasıyla ve 85 bin nüfusuyla beka korunamıyorsa batsın bu ülke.

banner1954