banner1905
17 Eylül 2017 Pazar 10:12
Eğitime sınavsız formül arayışı

Selçuk Böke ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘TEOG olayını istemiyorum’ açıklamasının ardından eğitimcilerden açıklamalar gelmeye başladı. Eğitimcilerin büyük bir çoğunluğu TEOG’un kaldırılmasının uygun olacağını söyledi. İşte o eğitimcilerin değerlendirmeleri şöyle:
 Demokratik Eğitim Sendikası (DES) Başkanı İshak Çelebi:  TEOG konusunda yıllardır adı değişse de -SBS oldu, TEOG oldu, başka isimleri oldu- ama çözüm bir türlü bulunamadı. Sayın Cumhurbaşkanımızın gündeme getirmesiyle tekrar gündeme taşındı ama bu konuda ciddi bir çalışma yapmak gerekiyor. Ya da yine eskiden olduğu gibi herkes kendi mahallesindeki okula gidecek. Bizim yıllardır belirttiğimiz şeylerden birisi, zeki ve çalışkan çocukların diğer mahallelere taşınması değil bir okulda zeki, çalışkan, tembel, haylaz bütün öğrencilerin aynı mahallede eskiden olduğu gibi öğrenim görmeleri. En kolay getirilebilecek çözümlerden birisi çocukların adrese dayalı en yakın okula gitmeleri.

HEM ÇOK ZOR HEM DE BASİT
Özellikle büyükşehirlerde ciddi bir külfet meydana getiriyor, çocukların beslenmeleri, servisleri, fiziki olarak yorgunlukları falan da bunu etkilemekte. Bunun çözümü hem çok zor hem de çok basit. Veliye ciddi bir rahatlık sağlar. Çocuk için ciddi bir rahatlık sağlar. Bu birçok sorunu çözecektir. 
 Eğitim Uzmanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erdoğan:  Türkiye gibi genç bir nüfusa sahip, ilköğretim-ortaöğretim ve lisede okuyan öğrenci sayımız yaklaşık olarak 17 milyon. Bu Avrupa’da çoğu ülkenin nüfusundan fazla. Genç ve dinamik çok fazla nüfusumuz var. Tabii ki bir ölçme değerlendirme olması lazım. Ama bunun adı TEOG olur, eskiden SBS olur, TEOG kaldırılır başka bir isim konabilir. Cumhurbaşkanımıza katılıyorum tabii ki çocukları yarış atı gibi hırpalamak üzücü şeyler. 

NASIL BİR SİSTEM GETİRİLEBİLİR?
Seçme kriterleri konmadan bu kadar çocuğumuzu başarılı bir şekilde yerleştiremeyiz. Mesela not ortalaması olabilir. Mesela proje kriter deriz, bu çocuk proje yapıyorsa ve proje yarışmalarına giriyorsa 5 puan ekleyelim mesela. Ders notlarının yüzde 80’ini alalım. Yüzde 5 de davranışlarından alalım. Yüzde 5 sosyal faaliyetlerde bu çocuk bulunuyor mu. Bir kriter oluşturalım yani izleme, değerlendirme yapalım çocuklarımızı. Bu izleme değerlendirmeyi öğretmenlerimiz tarafsız olarak yaparak hem özel okullar hem devlet okulları çocuğun derecesi ortaya çıkar. Her şey tabii matematiği, fiziği ezberle değil. Çocuğun başka yeteneklerinin de ortaya çıkartılması lazım. Spor, sanatsal, zeka oyunları, bilmece gibi yeteneklere de bakılmalı. Bunun yanında ulusal-uluslararası yarışmalara katılmalı.

OKUL ÖĞRENCİSİNİ SEÇSİN
Eğitim Uzmanı Enver Yücel: 5 senedir liseye ve üniversiteye giriş sınavı sistemlerinin değiştirilmesi gerektiğine inananlardanım. Bana göre de kaldırılmalı. Her okul kendi öğrencisini seçebilmelidir. Bir lisede 100 tane öğretmen ve yönetici var. Bırakın bu insanlar kendi anlayışına, dinamiklerine, yapısına,  kültürüne göre öğrencilerini seçebilsinler. 1 milyon 300 öğrenciyi siz bir sınava hazırlıyorsunuz. Kısıtlı bir kontenjan için bütün öğrencileri burada yarışa sokuyorsunuz. 

EĞİTİM UZMANI SADIK GÜLTEKİN: 
Kısır bir döngüdeyiz
“Benim iki önerim var” diyen Eğitim Uzmanı Sadık Gültekin görüşleri şöyle: TEOG’u kaldırdığınız zaman yerine bir şey koymanız gerekecek.  Merkezi sınav olmayacak ama her okulun kendi sınavı olacak deniliyor. Neticede sınavdan kaçamazsınız. Bunun adı ister merkezi olsun ister tek tek okullar sınav yapsın. Merkezi sınavın bir standardı var ama merkezi sınav olmadan sınava girdiğiniz okul sayısı kaç ise her birinin farklı standardı olacak. Dolayısıyla bu bir zorluğu da beraberinde getirecek. Diğer taraftan bunun maddi bir külfeti de olacak. Çünkü öğrenciler her bir sınav için bedel ödeyecek.  Bunların takvimleri sorun oluşturacak. Öte taraftan sınavın geçerlilik meselesi var. Merkezi sınavların bir kalite kontrol, değerlendirme kriteri var. Netice de merkezi olmayan sınavların standardı, değerlendirilmesi bir soru işaretidir. Ayrıca okuldaki notların hormonlanmasını nasıl önlenecek. TEOG da bile aynı sıkıntıyla mücadele ediliyor; şişirilmiş notlar hep gündeme geliyor.

TEKRAR ESKİYE DÖNDÜK
Öncelikle TEOG, bunca yıldır yapılan en iyi sınav sistemlerinden bir tanesi. Bana derseniz ki ‘kaldırır mıydınız?’ kaldırmam ama iyileştirdim.  İkincisi; diyelim ki ‘kesinlikle kaldıracağız ama çocuğu da her kapıda sınava sokmazdım en azından gruplandırırdım. Derdim ki, Fen lisesine, Sosyal Bilimlere ayrı ayrı gireceğine çocuğu grup olarak sınava sokardım. Belirleyici olarak merkezi bir sınav yapardım ama bunu bir yüzdesini koyardım. Sonra grup sınavları yapardım. Öğrencinin dosyasını değerlendirirdim. Daha önce ne yaptı, neye yatkın ona bakardım. Eğer sınavı kaldıracaksak çok iyi bir sistem getirmeliyiz. Çünkü geçmişteki sınav sistemleri de çok iyi değildi. Şimdi tekrar eskiye döndük. Hep bir kısır döngünün içerisindeyiz. Bundan da şikâyet edeceğiz. Sonra yine merkezi sınav sistemi koyacağız. Bu şekilde de hiçbir sonuca ulaşamıyoruz. Sadece yıl kaybediyoruz ve sınava girecek nesli de kaybediyoruz.

STAJLAR NOTLA DEĞERLENDİRİLECEK
30 günü aşanlar başarısız sayılacak
Millî Eğitim Bakanlığınca hazırlanan “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, “özel eğitim meslek liseleri”nin kurulması kararlaştırıldı. Yoğunlaştırılmış eğitim programına göre, işletmelerdeki mesleki eğitim, haftalık azami çalışma saatini geçmemek şartıyla velinin veya reşit ise öğrencinin isteği doğrultusunda haftada 6 gün olarak da planlanabilecek. Haftalık ders programının hazırlanmasında kadın öğretmenlerin süt izin süreleri de dikkate alınacak. Yönetmelikle, açıköğretim kurumlarının yer aldığı madde hükümlerine, açıköğretim imam hatip liseleri de dâhil edildi. Ayrıca yönetmelikle, nakil komisyonlarının, öğrenci yerleştirme görevlerini yürütürken dikkate alacakları hususlara açıklık getirildi. Yönetmelikte, öğrencilerin okula geç kalmayı alışkanlık haline getirmelerini önlemek amacıyla da değişikliğe gidildi. Geç gelme, birinci ders saati için belirlenen süreyle sınırlanacak. Her 5 defa geç kalma, yarım gün devamsızlık olarak yazılacak. Bu sürenin dışındaki geç gelmeler ise devamsızlıktan sayılacak. Devamsızlıkta özürsüz 10 günü, toplamda 30 günü aşan öğrenciler, ders puanları ne olursa olsun başarısız sayılacak ve durumları yazılı olarak velilerine bildirilecek. Yönetmeliğe göre, staj çalışmaları da notla değerlendirilecek. Evde veya hastanede eğitim hizmeti verilen öğrencilerin başarı durumlarının değerlendirilmesi, sorumlu olduğu eğitim programının uygulandığı okullardaki değerlendirme ölçütlerine göre yapılacak.

Anahtar Kelimeler:
Eğitim
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat ŞEN 2017-09-17 22:11:09

Bir öneri; seçme sınavı olamadan akademik liseler nasıl yapılandırılır?
1) Bütün öğrenciler adrese dayalı kayıt sistemiyle en yakınındaki okula kaydedilir.
2) Mesleki veya akademik bütün liselerin 9. Sınıfında: a) “Basit akademik program-9”, b) “Ağır Akademik Fen program-9”, c) “Ağır Akademik Sosyal bilimler programı-9” d) “Ağır Akademik İlahiyat programı-9” oluşturulur.
3) İsteyen öğrenci istediği programa girebilmelidir.
4) Böyle bir sistemde akademik seviyesi yeterli olmayan öğrenci ağır akademik programın 9. sınıfını bitiremeyeceğini tahmin ettiği/yaşayarak gördüğü için kendisine uygun bir meslek lisesine gitmek durumunda kalacaktır.
Bu durum; akademik üniversitelerin önündeki yığılmaları azaltacak, meslek liselerindeki öğrencilerin sayısını arttıracaktır.