10 Kasım 2019 Pazar 09:46
Dehşetin adı Siyanür...6 ayda 10 can gitti

Türkiye'de siyanürle intihar 16. sıralarda yer alıyordu. Son günlerde ise listede yükselişe geçti... Sebebi ise son altı ayda 10 kişinin siyanürden ölmesi. Siyanürün 0,2 gramı, 70 kilogram ağırlındaki bir insanı üç dakikada canından etmek için yeterli. Peki böylesine tehlikeli bir maddeye ulaşmak nasıl bu kadar kolay oluyor. Sizin için araştırdık. İnternette 'Siyanür satın al' yazdık ve karşımıza binlerce sonuç çıktı. Sitelerin birçoğu da tıp ve kimya sektöründe faaliyet gösteren şirketlere aitti. Alışveriş sitelerinde "Siyanür içeren katı tuzlar ve solüsyonlar", "Siyanür içeren atıklar" gibi başlıklarla ilanlar mevcut. Bizde elimize telefonu aldık ve söz konusu firmaları aramaya başladık. Çoğu bir takım prosedürler istedi ama direkt "Ne kadar istiyorsunuz" diye soranlar da oldu. Büyük ihtimal intihar ve cinayet vakalarındaki kişiler de bu soruyu bu kadar rahat soran firmalardan aldı. Daha sonra bu işin uzmanlarıyla gö-rüştük. Genel kanaat; satışların yasa dışı olduğu yönünde. Oysa siyanürü kapsayan bir yönetmelik beş sene önce yürürlüğe girdi. Fakat bu yönetmelik pek engelleyeci olmadı. Buna karşın uzmanlar "Bombalı terör saldırıları sonrası nasıl gübre, benzin satışlarında tedbirler alındıysa siyanür için de yapılmalı" dedi.

BENZİN ÖRNEĞİ

İzmir'de anne ve babasını siyanür içirerek öldüren Mahmut Can Kalkan'ı hatırlatan Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu "Bu olayın ardından siyanür işi sıkı takip edilmeliydi. O hadiseye dikkat edilmiş olsaydı belki de yenileri yaşanmayacaktı. Caydırıcı düzenlemeler elzem. Satılacaksa bile gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Benzin almak isteyen bir kişi, arabasının ruhsatını, kimliğini ve gerekçesini beyan etmek durumunda. Benzinden çok daha tehlikeli olan siyanürün piyasadan daha kolay bir şekilde temin ediliyor olması vahim bir durum. Nasıl ki bazı uyuşturucu ilaçlar yeşil reçeteyle veriliyor, bu tür tehlikeli maddelerin satışı da aynı şekilde gerçekleşmeli" ifadelerini kullandı.

"İNTİHARLARI TETİKLİYOR"

Adli Bilimler Enstitüsü Adli Toksikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Sultan Mehtap Büyüker de şunları konuştu: Bir denetimsiz satışın olduğu aşikar. İnternet üzerinden ulaşımın kolay olması vakalarda birinci etken. Siyanür katı olarak da sıvı olarak da satılıyor. İlaç alımındaki sıkı denetim burada da uygulanmalı. Bazı özel ilaçlar için ciddi izinler alınması gerekir. Yeşil, kırmızı ve mor reçetelerle ilaçlar tedarik ediliyor. Siyanürün de mutlaka bir sistem içine girmesi gerekir. Özel sertifikalı olmalı ve ehliyetli kurumlar tarafından yetkili kişilerce satışı yapılmalıdır. İnsanlar birbirinden duyarak etkileniyor. 'Bakın bu kişi şu maddeyi buradan aldı, sonra intihar etti' denilerek satın alabiliyor. İntiharın artmasını tetikliyor. Bu bir noktada dur denilmeli.

TOPLU İNTİHARA 'PSİKOLOJİK OTOPSİ'

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Fatih'teki vaka özelinde konunun psikolojik boyutu ele alınmalı. Toplu intiharlarda 'psikolojik otopsi' yapılmalı. Toplum olarak bu olaydan çıkarılması gereken dersler de var. Komşuluk ilişkileri, toplumsal değerler ve iletişim güçlendirilmeli. Günümüzde bu bağlar çok zayıfladı. Bu da modernleşmenin bizde oluşturduğu bir hasarın sonucu. Hepimiz durup düşünmeliyiz.

NERELERDE KULLANILIR?

Günümüzde muhtelif siyanür çeşitleri farklı endüstri kollarında kullanılmakta. Bunlardan en önemlisi kimyasal üretim endüstrisi. Bunu plastik üretim sanayileri, naylon, polyamid ve akrilik takip ediyor. Öte yandan Türkiye'de madeni faaliyetlerde altın için her yıl 4 bin 500 ton siyanür kullanılıyor.

ZEHİRLENME NASIL OLUR?

Yüksek miktarda siyanür, kana geri dönüşümsüz bir şekilde bağlanarak kanın dokulara oksijen sağlayamamasına neden olduğundan, kişinin zehirlenmesine yol açar. Kanda oksijen sağlanamadığı için kişi hipoksik şoka uğrar.Oksijen kana taşınamaz ve kişi oksijen havuzunda boğulur.

ÖLÜM DAİRESİ

Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Siteler Mahallesi'nde ikamet eden Şimşek ailesinden haber alamayan bir yakını, durumdan şüphelendi. Şahıs, dün 02.00 sularında ailenin oturduğu eve gidip kapılarını çaldı ancak kimse açmadı. Bunun üzerine bu kişi, polis ekiplerini arayıp haber verdi. Bölgeye gelen ekipler, çilingir yardımıyla içeri girdi. Dairenin salonunda baba Selim (36) ile kızı Ceren (9) ve oğlu Ali Çınar'ın (5), banyoda ise anne Sultan Şimşek'in (38) cansız bedenleri bulundu. İçerideki kokudan etkilenen beş polis ve çilingir hastaneye götürüldü. Ardından apartmandaki 35 daire boşaltıldı, sokak trafiğe kapatıldı, Afyonkarahisar'dan kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) ekibi çağrıldı. Bina içinde yapılan ölçümlerde sağlığa zararlı bir bulguya rastlanmayınca tedbirler kaldırıldı. Cenazeler ise otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Öte yandan evde Selim Şimşek'in, yaşadığı sıkıntıları anlattığı bir not bulundu. Konuya dair açıklama yapan Antalya Valiliği "Ekiplerimiz ilk incelemede, olayın intihar olabileceğini değerlendirmiş. İkamette menşei belli olmayan kimyasal madde kokusu tespit edilmiştir" ifadelerini kullandı. Bina yöneticisi Duygu Kozan "Polislerle ben de içeri girdim. Genzi yakan ağır bir koku vardı. Binadakilerle pek samimi değillerdi ama aile olarak mutluydular" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.